Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Güney Kore ziyaretinde refakat eden eşi Emine Erdoğan, fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar’ın, askerliğini yapmak için 1956’da geldiği Güney Kore’de çektiği fotoğraflardan oluşan ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan "Bir Dostluğun Doğuşu: Bir Türk Fotoğrafçının Objektifinden 70 Yıl Önceki Kore Sergisi"ni ziyaret etti.

Emine Erdoğan, serginin yer aldığı Kore Savaşı Anıt Müzesi’ne gelişinde, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’ın eşi Kim Hea Kyung ve Müze Müdürü Hyun-Jong Kim tarafından karşılandı.

Emine Erdoğan’dan dostluk ve tarih vurgusu

Korece ezgilerle başlayan programda konuşan Emine Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile eşi Kim Hea Kyung başta olmak üzere Güney Korelilere, Türk halkının sevgi ve saygılarını iletti, misafirperverlikleri için teşekkür etti. Kore Cumhuriyeti’nde bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade eden Erdoğan, "Bir Dostluğun Doğuşu: Bir Türk Fotoğrafçısının Objektifinden 70 Yıl Önce Kore Sergisi" vesilesiyle buluştuklarını söyledi.

Türk fotoğraf sanatının duayen isimlerinden İzzet Keribar’a teşekkür eden Erdoğan, "Kendisinin yıllar önce Güney Kore’de gönüllü askerlik yaptığı sırada çektiği her bir fotoğraf, sanatsal değerinin yanında tarihin de şahitleridir. Bilhassa Türkiye-Kore Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 69. yılında böyle anlamlı bir serginin tertip edilmesini çok kıymetli buluyorum. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızı, sergi küratörümüzü ve emeği geçen herkesi canıgönülden kutluyorum" dedi.

Türkiye ve Güney Kore olarak tarihte eşine az rastlanır, çok özel bir dostluğun tarafları olduklarını belirten Erdoğan, "Ülkelerimiz arasındaki binlerce kilometre mesafeye rağmen kalplerimiz, her daim bir ve beraberler. Çünkü biz dostluğumuzu, gerçek fedakârlıklarla ve tarihin çok zor bir döneminde, omuz omuza verdiğimiz örnek bir mücadeleyle kurduk. Kore Savaşı’na gönderdiğimiz 21 binden fazla Mehmetçiğimiz, askeri başarılarının yanı sıra cephenin gerisinde, savaşın toplumda açtığı yaraları sarmak için verdiği insani gayretle de Kore halkının gönlünü kazanmıştır. Bu vesileyle, Kore topraklarında ebedi istirahatgahlarında yatan aziz şehitlerimizi ve merhum gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum Ruhları şad olsun" ifadelerini kullandı.

Kan kardeşliği ve insanlık mesajı

Şehit ve gazilerin kendilerine bıraktığı en kıymetli miraslardan birinin kan kardeşliği olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bizler de bu mirası yaşatmalı, bilhassa genç nesillere anlatmalı ve insanlığın hafızasında diri tutmalıyız. Zira bellek, yani neyi hatırlamayı ve neyi unutmayı seçtiğimiz, bugünümüzü şekillendiren kurucu bir güçtür. Yüzümüzü savaşın, yıkımın ve kutuplaşmanın tarihine çevirdikçe, insanlığın yolunu aydınlatan erdemli örnekleri göremez oluruz" dedi.

Erdoğan, savaş ve çatışmaların ardı arkasının kesilmediğini hatırlatarak, "İnsanlığa yeniden iyiliği ve barışı ilham edecek, onlara kardeş olduklarını hatırlatacak hikâyelere her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Türkiye ve Güney Kore olarak bizler, işte böyle bir hikâye yazdık. İnsanlığın, yeryüzüne yayılmış büyük bir aile olduğunu hatırlattık. Bu aileden her kim zulme uğrarsa bu acıları kendi kalbimizde hissettiğimizi eylemlerimizle gösterdik. Sergi koleksiyonumuzdaki fotoğraflar da bu gerçeğe tanıklık ediyor" diye konuştu.

Ankara Okulu ve kültürel iş birliği

"Suvon’daki Ankara Okulu’nda yemek öncesi dua" başlıklı fotoğrafın gönül tellerini titrettiğini belirten Erdoğan, Türk Tugayı’nın Suvon şehri yakınlarında savaşta yetim kalan çocuklara sahip çıkmasını anlattı. Askerlerin sahra çadırı kurup virane bir binayı okula dönüştürdüğünü, Kore hükümetinden öğretmen talep ettiklerini ve öğretmenlerin ücretsiz çalıştığını ifade etti. Dönemin gazetelerinde Türk askerlerine "yetim babası" denildiğini söyledi.

Erdoğan, Ankara Okulu’nun tarihe "insanlık okulu" olarak geçtiğini belirterek, "Onun duvarlarını, insanlığa duyulan büyük sevgi ve sorumluluk duygusu ayakta tutmuştur. Sınıfları ve yetimhanesi, Mevlana’nın ‘Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından hiçbir şey kaybetmez’ sözünün hikmetiyle aydınlanmıştır. Ankara Okulu’nun ruhu, bugün hâlâ insanlığa önemli bir ders vermeye devam ediyor. O da gerçek zaferlerin, hiçbir ayrım yapmadan tüm insanları kucaklamakta, insanı yaşatmakta ve yeryüzünü faziletle imar etmekte saklı olmasıdır" dedi.

Sanatın toplumları yakınlaştırma gücüne işaret eden Erdoğan, Türkiye’de genç neslin Kore kültürüne ilgisinin arttığını, Kore’de de Türk kültürüne yönelik büyük alaka olduğunu belirtti. Bu karşılıklı teveccühün dostluğu kültür ve sanat alanında pekiştirmek için önemli fırsat olduğunu söyledi.

Lider eşlerine fotoğraf hediye edildi. Hatıra fotoğrafı çekiminin ardından Emine Erdoğan ve Kim Hea Kyung serginin açılışını yaptı. İzzet Keribar fotoğraflar hakkında bilgi verdi ve lider eşlerinin fotoğraflarını çekti. El ele tutuşan lider eşleri, 69 yıllık Türkiye-Kore dostluğuna mesaj verdi. Keribar, çektiği fotoğrafı lider eşlerine hediye etti.

Programa, üç Kore gazisi, "Ayla" filmiyle hikayesi beyaz perdeye aktarılan Koreli Kim Eunja’nın ailesi, basın kuruluşları, televizyon ve gazetelerin temsilcileri ile Kore Savaşı Anıt Vakfı, Kore-Türkiye Dostluk Derneği, Birleşmiş Milletler Kore Savaşı Müttefikleri Derneği, Kore Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Derneği, Kore Müslüman Federasyonu ve Dünya Vatandaşları Örgütü temsilcileri katıldı.