Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun partisinden yöneltilen suçlamalara cevap vererek, "Katar’ın İsrail seçimlerine müdahale ettiği veya seçim sonuçlarını etkilemeyi amaçlayan herhangi bir faaliyeti finanse ettiği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddediyoruz" dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Likud Partisi’nden Katar’a yönelik seçimlere müdahale ve İsrail’deki siyasi aktörleri finanse etme suçlamalarına Doha’dan cevap geldi. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el-Ensari iddiaları reddederek, "Bazı İsrailli siyasetçilerin ve medyadaki bağlantılarının, seçimlerin ardından Katar’ı İsrail’deki siyasi tartışmalara çekmeyi amaçlayan suçlamaları kabul etmiyoruz. Katar’ı Binyamin Netanyahu’yu, İsrail siyasi solunu ve şimdi de bu son kampanyayla Arap seçmenleri satın almakla suçluyorlar. İddialara bakılırsa Katar, İsrail’in tamamını kontrol ediyor" açıklamasını yaptı.
Katar, siyasi başarısızlıkların günah keçisi olmamalı
Suçlamaları gülünç ve tehlikeli olarak nitelendiren el-Ensari, "İsrail’deki seçim söylemlerinde Katar’ın tekrar tekrar gündeme getirilmesi, bazı İsrailli siyasetçi ve medya temsilcilerinin ülkemize yönelik aşırı bir takıntı içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Katar, bazı İsrailli siyasetçilerin siyasi başarısızlıklarının günah keçisi olarak kullanılmamalıdır. Dikkati Katar’a çekmeye çalışmak yerine kendi seçmenlerine odaklanmaları, insanların günlük yaşamlarını iyileştirmeleri ve bölgede yol açtıkları zararı gidermeleri daha doğru olacaktır" ifadelerini kullandı.
Katar’dan seçimlere müdahale iddialarına net yanıt
İsrail’deki siyasi rekabete hiçbir zaman müdahil olmadıklarını vurgulayan Katarlı sözcü, "Bunlar, müdahale etmediğimiz İsrail’in iç meseleleridir ve Katar’ı ülkenin iç siyasi anlaşmazlıklarına çekmeye yönelik hiçbir girişimi kabul etmeyeceğiz. Bu seçimlerden çıkacak her hükümet, uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına uymalı, Filistin meselesine ciddi ve samimi bir şekilde yaklaşmalı ve Filistin halkının devredilemez haklarına saygı göstermelidir. Bu hakların başında, kendi geleceğini tayin etme ve başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırları içinde bağımsız bir devlete sahip olma hakkı gelmektedir. Bunun için sorumluluk alınması ve hesap verebilirliğin sağlanması gerekmektedir" dedi.
"Bunların hiçbiri, arabulucu olarak üstlendiğimiz önemli rolümüzü sürdürmemize, diplomatik ve insani çabalarımıza, Filistin halkına desteğimize ya da adil ve kapsamlı bir barış ile bölgesel istikrar konusundaki kararlılığımıza engel olamayacaktır. Devam eden çatışmaları diplomasi yoluyla çözmek için bölgesel ve uluslararası ortaklarımızla yakın iş birliğimizi sürdüreceğiz. Katar’ın adının seçim gündemlerine veya dar siyasi çıkarlara hizmet etmek amacıyla kullanılmasına sessiz kalmayacağız" şeklinde konuştu.
Ra’am Partisi lideri iddiaları reddetti
Katar’ın İsrail seçimlerine müdahale ettiği ve seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla faaliyetleri finanse ettiği yönündeki iddiaları reddetmesinin ardından Arap siyasi partilerinden Ra’am Partisi lideri Mansur Abbas da Arap seçmenlerin oylarını etkilemeye yönelik yabancı finansman sağlandığı suçlamalarını kabul etmedi. Abbas, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Arap partilerinin elde ettiği benzeri görülmemiş seçim başarısına karşılık Arap vatandaşlarını hedef alan provokatif söylemlerde bulunmakla suçladı. Ra’am lideri Abbas, "Ra’am’ın söz konusu olayla veya benzer nitelikteki başka herhangi bir olayla hiçbir bağlantısı yoktur" ifadelerini kullanarak, kolluk kuvvetleriyle tam iş birliği yapacaklarını taahhüt etti.
Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Sohlberg’in, seçimleri etkilemeyi amaçlayan muhtemel yabancı finansman iddialarının soruşturulması için İsrail iç güvenlik teşkilatı Shin Bet’ten inceleme talep etmesini memnuniyetle karşıladığını belirten Mansur Abbas, "Seçimlerin dürüstlüğünü korumak ve hukukun üstünlüğünü gözetmek, bağlı olduğumuz sivil ve demokratik sorumluluklardır" dedi.
Katar bağlantılı yolsuzluk iddialarına atıfta bulunan Ra’am Parti lideri, "Ofisinde Katarlı ajanlar çalıştıran Abu Yair’e (Netanyahu) Arap vatandaşlarına karşı yürüttüğü provokatif ve meşruiyetlerini sorgulama kampanyasına cevap olarak tek bir mesajımız var: Hiçbir şey bulunamayacak, çünkü ortada hiçbir şey yok. Ancak sizden farklı olarak bizim durumumuzda söz konusu olan başka bir yalan değil, gerçeğin kendisidir" diye konuştu.
Netanyahu’nun Likud Partisi, Arap partilerini yabancı kaynaklı finansmanla seçmenleri satın almaktan yarar sağlamakla suçlamak için kullandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun danışmanı Yonatan Urich, Başbakanlık Ofisi’nde görev yaptığı dönemde, 7 Ekim 2023’ten önce ve sonra Katar için çalıştığını kabul etmişti. Urich, söz konusu olayla ilgili olarak Netanyahu’nun diğer danışmanlarıyla birlikte soruşturma altında bulunuyor.
İsrail’de seçimlerin ardından Binyamin Netanyahu’nun Likud Partisi, Katar’dan geldiği öne sürülen paraların Arap seçmenleri sandığa yönlendirmek amacıyla kullanıldığını iddia etmişti. Parti, Arap partilerini seçmenlere rüşvet verilmesi, tehdit, şiddet ve sahtecilik gibi usulsüzlüklerle suçlayarak seçim sonuçlarına itiraz edeceğini duyurmuştu. Yabancı kaynaklı finansman ve seçimlere müdahale şüpheleri üzerine İsrail Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Sohlberg, Shin Bet’ten soruşturma başlatmasını istemişti.
Kaynak: İHA




