Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kıbrıs Türk gençliğine yönelik izolasyonlara tepki göstererek, "Çok açık bir şekilde Kıbrıs gençliğini, Kıbrıs halkını cezalandırmaya çalışıyorlar. Bizim bu anlayışa prim vermemiz mümkün değil. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, biz Kıbrıs Türk halkına ve gençliğine hak ettiği geleceği hep birlikte inşa edeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenen Yeni Atatürk Stadyumu ve Çok Amaçlı Spor Kompleksi Lansmanı’nda konuştu. Yılmaz, yeni stadyum projesinden Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğine, Kıbrıs Türk gençliğine yönelik spor yatırımlarından izolasyonlara kadar çeşitli konulara değindi.

Yılmaz, "Su projesi bir mühürdü. Bu kompleks de bir mühür. İnşaallah bu stadyum ve diğer projelerimiz de KKTC’deki mühürlerin sayısını artıracak" ifadelerini kullandı. Yeni Atatürk Stadyumu ve Çok Amaçlı Spor Kompleksi’nin KKTC’nin spor altyapısının güçlendirilmesi hedefi bakımından büyük önem taşıdığını belirten Yılmaz, projenin hazırlanması sürecinde KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve ekibinin konuyu yakından takip ettiğini söyledi.

Projenin bir anda ortaya çıkmadığını kaydeden Yılmaz, Türkiye ve KKTC makamlarının yer seçiminden projelendirmeye kadar uzun süre çalışma yürüttüğünü belirtti.

Yaşayan ve şehirle bütünleşen stadyum hedefi

Yılmaz, stadyumun yalnızca maç günlerinde kullanılan bir tesis olmayacağını belirterek, "Biz burada tek amaçlı değil, çok amaçlı bir projelendirme yaptık. Yaşayan bir stat olsun istedik" dedi. Normal stadyumların yılda 23-24 gün kullanıldığını ifade eden Yılmaz, Türkiye’de son dönemde uygulanan anlayışın KKTC’deki projeye de yansıtıldığını söyledi.

Yılmaz, "Çok boyutlu düşünüp yaşayan statlar, şehirle bütünleşen, şehre değer katan statlar planlıyoruz. Bu tecrübemizin burada yansımasını göreceksiniz" ifadelerini kullandı. Stadyumun 8 bin seyirci kapasiteli olarak planlandığını, gerektiğinde kapasitesinin artırılabileceğini kaydeden Yılmaz, tasarımın UEFA 4. kategori kriterleri esas alınarak hazırlandığını söyledi.

Yılmaz, tesisin yalnızca bir stat olarak düşünülmemesi gerektiğini belirterek spor kompleksi olarak şehirle bütünleşmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Doğru yer seçimi ve çevresel sürdürülebilirlik

Yer seçimi konusunda farklı alternatiflerin değerlendirildiğini anlatan Yılmaz, "Yer seçimleri çok önemlidir projelerimizde. Stratejik kararlardır, sonra değiştiremezsiniz. Yanlış bir yer seçilmiş olsaydı bütün bu kaynaklar boşa gitmiş olacaktı. Ben doğru bir yer seçildiğine inanıyorum" dedi.

Stadyumun çevresel sürdürülebilirlik kriterlerine göre de tasarlandığını belirten Yılmaz, güneş enerjisi sistemleri kullanılacağını ve yağmur suyunun toplanarak çim alanların sulanmasında değerlendirileceğini söyledi. Yılmaz, "Bu stadyum yeşil bir stadyum olacak" ifadelerini kullandı.

Tesisin afet durumlarında insanların güvenli şekilde toplanabileceği bir alan olarak da tasarlandığını kaydeden Yılmaz, "İnşallah hiç ona ihtiyaç olmaz. Ama olduğu zaman da böyle altyapılar çok önemli" diye konuştu.

İzolasyonlara ve Rum tarafına tepki

Kıbrıs Türk gençliğine yönelik izolasyonlara da değinen Yılmaz, "İnsanlık dışı bir yaklaşımla, hukuk dışı bir yaklaşımla yarım asrı aşkın bir süredir Kıbrıs Türk halkını cezalandırmaya çalışıyorlar. Bir taraftan demokrasiden, AB standartlarından, şundan, bundan bahsediyorlar. Bir taraftan da çok açık bir şekilde Kıbrıs gençliğini, Kıbrıs halkını cezalandırmaya çalışıyorlar. Bizim bu anlayışa prim vermemiz mümkün değil. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, biz Kıbrıs Türk halkına ve gençliğine hak ettiği geleceği hep birlikte inşa edeceğiz inşallah" dedi.

Yılmaz, Rum tarafının iş birliği konusundaki yaklaşımını da eleştirerek, "En küçük bir adım atmıyorlar, görüyorsunuz. En küçük bir iş birliği, yani insani iş birliklerinde yaklaşım sergilemiyorlar. Bir taraftan da ‘Biz çözüm istiyoruz’ gibi hiçbir şekilde doğru olmayan, sadece uluslararası kamuoyunu aldatmaya dönük bir yaklaşım sergiliyorlar. Uluslararası kamuoyunun da biraz uyanması lazım hakikaten, Avrupa Birliği başta olmak üzere. Bu yaklaşım ne hukuka uygun, ne insan haklarına uygun, ne erdeme uygun, hiçbir insani değerle izah edilemez" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin KKTC'ye desteği ve şehitlere saygı

Dün Muratağa, Atlılar ve Sandallar’da düzenlenen törene de değinen Yılmaz, kimlik tespitleri tamamlanan 15 Kıbrıslı Türk’ün 52 yıl sonra toprağa verildiğini hatırlattı. Yılmaz, "Vatan için, mukaddesat için, millet için en değerli varlığını, canını feda eden tüm şehitlerimizi, tüm Mehmetçiklerimizi, mücahitlerimizi en derin saygılarımızla, rahmetle, minnetle yad ediyoruz. Allah onlardan razı olsun. Onlar sayesinde biz bugün bu huzurlu ortamda bütün bu çalışmaları yapıyoruz. Onlar o fedakarlığı yapmasaydı, bugün bu topraklarda nasıl bir manzara olurdu? Takdirlerinize sunuyorum" ifadelerini kullandı.

20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’nı hatırlatan Yılmaz, "Bu Barış Harekatı olmasaydı bugün bu topraklarda ne tür bir etnik temizlik olurdu? Nasıl bir soykırımcı anlayış hayata geçirilirdi? Bunu da çok iyi görmemiz lazım" dedi.

Yılmaz, "Çok şükür bugün Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanındadır. Yarın da yanında olacağız ve her zaman bu kader birliği içinde, iyi günde, kötü günde, tasada, kıvançta hep birlikte omuz omuza Türkiye Yüzyılı’nı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yüzyılı’nı inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Yeni Atatürk Stadyumu ve Çok Amaçlı Spor Kompleksi’nin bir an önce hayata geçirilmesini temenni ederek projenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.