Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na hitabında, "Hükümet, İsrail işgali altındaki tüm topraklarını geri almayı ve Taif Anlaşması’nı uygulayarak, ulusal topraklarının tamamı üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etmek istiyor" ifadelerini kullanarak, "Bu kurum, Filistin halkının kendi geleceğini tayin etme hakkını kullanmasını mümkün kılmadığı sürece bölgede de istikrar sağlanamaz" dedi.
Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, ABD’nin New York kentinde BM 81. Genel Kurulu’na hitap etti. Salam hitabında, İsrail’in Lübnan’ın güney kesimlerinde sürdürdüğü işgaline, taraflar arasındaki müzakere sürecine ve Hizbullah’a ilişkin başlıklara değindi.
Lübnan’ın egemenliğinin pazarlık konusu olmayacağını vurgulayan Salam, "Egemenlik bir yerde dokunulmaz, başka bir yerde ise pazarlık edilebilecek bir şey değildir. Aynı şekilde, uluslararası hukukun da bazıları için geçerli olması ancak başkalarının bundan muaf olması mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Salam, konuşmasında Lübnan hükümetinin üç önemli önceliği bulunduğunu belirterek, bunlardan birinin 2020 yılında Beyrut Limanı’nda meydana gelen patlamanın ardından yeniden güven ortamının tesis edilmesi olduğunu söyledi. Salam ayrıca, hükümetin "ulusal karar alma mekanizmasını yeniden tesis etmek, hiçbir otoritenin devletin üzerinde yer almamasını, silahlı kuvvetlerin kontrolü dışında hiçbir silahın bulunmamasını ve savaş ile barış kararlarının anayasal kurumlar dışında alınmamasını" istediğini kaydetti.
Taif Anlaşması ve İsrail işgali
Lübnan’daki iç savaşın ardından hükümetin ülkenin güneyindeki kontrolünü yeniden tesis eden 1989 tarihli Taif Anlaşması’na değinen Salam şu ifadeleri kullandı:
"Hükümet üçüncü olarak ise İsrail işgali altındaki tüm topraklarını geri almayı ve Taif Anlaşması’nı uygulayarak, Lübnan’a ilişkin ilgili uluslararası kararlara samimi şekilde riayet etmek suretiyle, kendi güçleri aracılığıyla ulusal topraklarının tamamı üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etmek istiyor."
Salam, İsrail ile yakın zamanda varılan ve İsrail’in işgal ettiği Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi karşılığında Lübnan’ın Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını denetlemeyi taahhüt ettiği anlaşmaya da değindi. Salam, yalnızca Lübnan hükümetinin ülke adına konuşabileceğinin altını çizerek, "Silahlar yalnızca devletin elinde olmalı, savaş ve barışa ilişkin kararlar ise yalnızca anayasal kurumlar tarafından alınmalı" dedi.
Bölgesel istikrar ve Filistin
Salam ayrıca İsrail’in bölgede varılan ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’ndeki gelişmelere de değindi. Lübnan Başbakanı, bölgede kalıcı istikrarın Filistinlilerin haklarına saygı gösterilmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı. Salam, "Bölgemizde kalıcı istikrar olmadan Lübnan’da kalıcı istikrar olamaz. Bu kurum, dünyadaki diğer tüm halklar gibi Filistin halkının da kendi geleceğini tayin etme hakkını kullanmasını mümkün kılmadığı sürece bu bölgede de istikrar sağlanamaz" dedi.
Salam, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) yaşadığı mali ve siyasi sıkıntılara da değinerek, "Burada özellikle vurgulamak isterim ki UNRWA’nın finansmanının kesilmesi veya görev alanının zayıflatılması, Filistinli mültecilerin haklarını ortadan kaldırmaz" ifadelerini kullandı. Salam ayrıca, BM Güvenlik Konseyi’nde veto yetkisinin, özellikle "soykırım, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve uluslararası insani hukukun ciddi ihlalleri" söz konusu olduğunda ölçülü şekilde kullanılması çağrısında bulundu.
Kaynak: İHA




