Yemen'in 8 vilayetinde eylül ayının ilk yarısında Husilerle yaşanan çatışmaların şiddetlenmesi sonucu 122 binden fazla kişi yerinden edildi.

Yemen Sığınmacı Kampları Yönetimi Yürütme Birimi, 1-15 Eylül tarihleri arasında 17 bin 852 aileden oluşan toplam 122 bin 297 kişinin göç etmek zorunda kaldığını açıkladı. Açıklamada, Husilerin ilerleyişiyle Kızıldeniz ve Babulmendeb yakınlarındaki kontrol hatlarında değişiklikler yaşandığı belirtildi.

En çok yerinden edilme Taiz, Lahic ve Aden'de yaşandı

Yerinden edilmelerin en yoğun olduğu vilayet, 9 bin 562 aile ve 66 bin 972 kişi ile ülkenin güneybatısındaki Taiz oldu. Bunu 4 bin 511 aile ve 31 bin 577 kişi ile güneydeki Lahic, ardından 1.180 aile ve 5 bin 555 kişi ile Aden takip etti.

Hudeyde’nin Hays ve el-Huha ilçelerinde daha önce yerinden edilmiş 1.471 aile, çatışmaların artması üzerine ikinci kez Aden'e göç etmek zorunda kaldı. Sığınmacıların en acil ihtiyaçları arasında barınak, gıda, temiz içme suyu, hijyen, sağlık hizmetleri ve nakdi yardımlar yer alıyor.

Birleşmiş Milletler kuruluşları, uluslararası yardım örgütleri ve bağışçılara, özellikle kadın, çocuk ve engellilerin önceliklendirildiği acil yardım müdahalelerini hızlandırmaları çağrısı yapıldı.

Yemen Dışişleri Bakanı ABD'yi İran'ın desteğini durdurmaya çağırdı

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zube, ABD'yi İran'ın Husilere sağladığı silah, finansman ve askeri uzmanlık akışını kesmek için somut adımlar atmaya davet etti. Zube, ABD'nin Yemen Maslahatgüzarı Neal Hop ile yaptığı telefon görüşmesinde, çatışmaların bölgesel güvenlik ve uluslararası seyrüsefere etkilerini değerlendirdi.

Zube, Batı Sahili ve Babulmendeb'deki durum ile Husilerin sivil altyapıya verdiği zararlar ve yerinden edilmeleri ele aldı. Yemen hükümetinin vatandaşları koruma ve ülke genelinde egemenliği yeniden sağlama görevini sürdürdüğünü belirtti.

Uluslararası toplumun Yemen'in egemenliğini ve hükümetini desteklemesinin kritik olduğunu vurgulayan Zube, Husilerin eylemlerinin sadece Yemen'i değil, bölgesel istikrarı ve küresel ticareti de tehdit ettiğini ifade etti. Ayrıca, siyasi söylemlerin pratik önlemlere dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Zube, Husilerin yanıltıcı güvenceler vererek zaman kazanmaya, yeniden silahlanmaya ve Batı Sahili ile Babulmendeb'de kontrolü pekiştirerek bölge ülkelerine şantaj yapmaya çalıştığını da uyarı olarak dile getirdi.

ABD Maslahatgüzarı Neal Hop ise Husilerin uluslararası seyrüsefere ve bölge güvenliğine yönelik saldırılarını kınadı. Washington'ın Yemen hükümeti ve halkına desteğini sürdürme kararlılığını yineledi.

Çatışmaların sahadaki etkileri ve kontrol değişiklikleri

Temmuz ayından itibaren yeniden tırmanan çatışmalar, Yemen'deki kontrol haritasını belirgin şekilde değiştirdi. Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında kontrolü sağladıktan sonra Taiz'in batısına doğru ilerledi.

Bu ilerleyişle Muha gibi Kızıldeniz kıyısındaki kentler ile Babulmendeb Boğazı'na erişim sağlayan hatlar Husilerin kontrolüne geçti. Ayrıca, Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ve Zubab da Husilerin eline geçti.

Bu gelişmeler, çatışma sahasında önemli değişikliklere yol açtı ve bölgedeki gerilimi artırdı.