Avrupa sınır kapılarında oluşan TIR kuyruklarına ilişkin Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nden (UND) yapılan açıklamada, "Schengen bölgesinde uygulanan 180 gün içinde 90 gün kalış kuralı ve buna ilişkin kontrollerde yaşanan sorunlar, Türkiye ile Avrupa arasındaki taşımaları aksatıyor. Sahadan gelen bilgilere göre bazı Avrupa sınır kapılarında TIR kuyrukları 16 kilometreye uzanıyor. Bekleme süreleri 6-7 güne ulaşıyor" denildi.

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Avrupa sınır kapılarında yaşanan uzun TIR kuyrukları ve uluslararası taşımacılık yapan Türk sürücülerin karşı karşıya kaldığı Schengen kısıtlamalarına ilişkin açıklamada bulundu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bekleyen yalnızca TIR’lar değildir. Türkiye’nin ihracatıdır. Avrupa’nın üretimidir. Siparişini bekleyen alıcıdır. Ürüne ulaşmayı bekleyen vatandaştır. Günlerce ailesinden uzakta, aracında yaşamak zorunda kalan sürücüdür. Bu tablonun bedelini insanlar ödemektedir.

"90/180 gün kuralı ticaretin önünde engel olmamalıdır"

Schengen bölgesinde uygulanan 180 gün içinde 90 gün kalış kuralı ve buna ilişkin kontrollerde yaşanan sorunlar, Türkiye ile Avrupa arasındaki taşımaları aksatıyor. Sahadan gelen bilgilere göre bazı Avrupa sınır kapılarında TIR kuyrukları 16 kilometreye uzanıyor. Bekleme süreleri 6-7 güne ulaşıyor. Üstelik sürücülerin Schengen bölgesindeki sınır kuyruklarında geçirdiği günler de kalış süresinden düşüyor. Yükleme ve boşaltma gecikmeleri aynı süreyi tüketiyor. Günlerce bekletilen sürücünün, sonraki seferlerinde kullanabileceği günler azalıyor.

"Yük bekliyor, kalış süresi işliyor, ticaret kaybediyor"

Profesyonel sürücüler Avrupa’ya tatil için gitmiyor. Fabrikaların üretimini, işletmelerin tedarikini ve ticaretin devamını sağlıyor. TIR sürücüsü turist değildir. Türkiye ve Avrupa’nın ticaretini taşıyan sürücülere, mesleklerine uygun bir vize ve kalış rejimi sağlanmalıdır.

"Türkiye’nin ihracatı kuyrukta bekletilemez"

Bir ihracat yükünün arkasında üretim, emek ve yatırım vardır. Verilmiş bir teslimat sözü vardır. Günlerce süren beklemeler bu emeği ve yatırımı riske atıyor. İhracatçının maliyetini artırıyor. Teslimat planlarını bozuyor. Rekabet gücünü zayıflatıyor. Üretmek yetmiyor. Ürünü zamanında ulaştırmak gerekiyor. Sınırdaki bekleyiş, ihracatın önünde engele dönüşüyor.

"Avrupa’nın üretimi de aynı kuyrukta"

Türkiye’den yola çıkan TIR, Türkiye’de yerleşik Avrupalı bir üreticinin de yükünü taşıyor. Bir işletmenin siparişini, bir mağazanın ürününü taşıyor. TIR beklediğinde Avrupalı alıcı da bekliyor. Üretim planları aksıyor. Tedarik maliyetleri artıyor. Bu maliyetler tüketiciye yansıyor. Avrupa’dan Türkiye’ye taşınan yüklerde de aynı bağ geçerlidir. İşletmelerin üretimi ve teslimatları, taşımaların kesintisiz işlemesine bağlıdır. Türkiye’nin ve Avrupa’nın ticareti birbirine bağlıdır. Bu bekleyişte herkes kaybediyor.

"Ticari ilişkiler kuyruklarda büyümez"

Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik ilişkilerin temelinde karşılıklı üretim, tedarik ve ticaret vardır. Bu ilişkilerin devamlılığı, güvenilir taşımacılığa bağlıdır. Bir yandan ticareti geliştirmeyi hedefleyip diğer yandan yükleri günlerce bekletmek açık bir çelişkidir. Bağlantısallık için yapılan yatırımlar, yükler zamanında yerine ulaşabildiğinde anlam kazanır. Ticareti büyütmek istiyorsak taşımacılığın önündeki engelleri kaldırmalıyız.

"Ticareti taşıyan insanların hayatından bir hafta eksiliyor"

6-7 günlük bekleyiş, bir insanın hayatından neredeyse bir haftanın alınmasıdır. Sürücüler ailelerinden uzakta, araçlarında bekliyor. Ne zaman yola devam edeceklerini bilmiyor. Dinlenme, beslenme ve temel ihtiyaçlarını karşılama imkânları sınırlı kalıyor. Türkiye ve Avrupa’nın yükünü taşıyan insanlar, insanca çalışma koşullarını hak ediyor.

Avrupa Birliği’ne çağrımız: "Ticaretin yolunu açın"

Avrupa Birliği kurumlarını ve üye ülkeleri somut ve kalıcı çözümler üretmeye çağırıyoruz. 90/180 gün kuralının ticari taşımacılığı aksatan etkileri giderilmelidir. Sürücünün kontrolü dışındaki beklemeler, çalışma imkânını tüketmemelidir. Sınır kapılarında yeterli personel ve işlem kapasitesi sağlanmalıdır. Kontroller eşgüdüm içinde yürütülmeli, dijital sistemler geçişleri hızlandırmalıdır. Sürücülerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri güvenli bekleme koşulları oluşturulmalıdır.

Güvenlik kontrolleri gereklidir. Bu kontrollerin makul sürede tamamlanması da gereklidir. Kilometrelerce kuyruk, ortak ekonomik kayıptır. Günlerce bekleyiş, ticaretten ve insan hayatından çalınan zamandır. Türkiye ve Avrupa’nın ticareti daha fazla bekleyemez. STK’lar olarak ticaretin önündeki bu engellerin kaldırılması için çözüm talebimizi kararlılıkla sürdüreceğiz."