Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) tarafından gerçekleştirilen uluslararası bir araştırma, çocuklarda dijital medya kullanımı ile uyku bozuklukları arasındaki karmaşık ilişkiyi detaylı şekilde ortaya koydu. Bu çalışma, özellikle 6-12 yaş arasındaki çocuklarda görülen istemsiz idrar kaçırma sorunu ile dijital medya kullanımı ve uyku düzeni arasındaki bağlantıyı inceleyerek önemli veriler sundu.

BŞEÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eylül Gülnur Erdoğan’ın yürüttüğü araştırma, 'The association between problematic media use, sleep disturbances, and enuresis in children' başlığıyla Journal of Pediatric Urology dergisinde yayımlandı. Çalışmada, istemsiz idrar kaçırma problemi yaşayan 186 çocuk ve onların ebeveynlerinden elde edilen veriler kapsamlı bir şekilde analiz edildi. Bu sayede çocukların dijital araçları kullanma biçimleri ile uyku problemleri arasındaki ilişki bilimsel olarak ortaya kondu.

Doç. Dr. Erdoğan, araştırmanın sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, problemli medya kullanımının çocuklarda uykuya dalma ve uykuyu sürdürme süreçlerinde zorluklara yol açtığını belirtti. Özellikle telefon, tablet ve bilgisayar gibi dijital cihazların aşırı ve kontrolsüz kullanımının, gece ile gündüz arasındaki doğal uyku düzenini bozduğunu vurguladı. Araştırmada, günde 5 saatten fazla internet kullanan çocuklarda hem problemli medya kullanımının hem de uyku bozukluklarının daha yaygın olduğu tespit edildi.

Uyku bozuklukları arasında çocukların uykuya dalmakta güçlük çekmesi, gece uykusunun sık sık bölünmesi ve gün içinde aşırı uyuma isteği gibi belirtiler öne çıktı. Bu durumların çocukların günlük yaşam kalitesini düşürdüğü, öğrenme ve sosyal gelişim süreçlerini olumsuz etkilediği ifade edildi. Ayrıca, dijital medya kullanımının çocukların tuvalet ihtiyaçlarını erteleme davranışını artırdığı gözlemlendi. Bu davranış, istemsiz idrar kaçırma sorununu daha da şiddetlendirebiliyor.

Davranışsal etkiler açısından değerlendirildiğinde, çocukların oyun oynama veya video izleme sırasında tuvalet ihtiyacını ertelemesi, yorgunluk belirtileri göstermesi ve gündüzleri uyuklaması gibi durumların problemli medya kullanımı ve uyku bozuklukları ile anlamlı ilişkiler taşıdığı ortaya çıktı. Bu bulgular, çocukların sağlık durumlarının değerlendirilmesinde sadece fiziksel belirtilerin değil, dijital medya kullanım alışkanlıklarının ve uyku düzenlerinin de dikkate alınmasının gerekliliğini ortaya koydu.

Doç. Dr. Erdoğan, ailelere ve sağlık profesyonellerine önemli tavsiyelerde bulunarak, özellikle istemsiz idrar kaçırma sorunu yaşayan çocukların değerlendirilmesinde ekran kullanım sürelerinin, uyku düzenlerinin ve günlük davranışlarının birlikte göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Ailelerin çocuklarının dijital cihazlarla geçirdikleri zamanı sınırlamaları, uyku alışkanlıklarını düzenlemeleri ve tuvalet ihtiyaçlarını ertelememeleri konusunda bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Sonuç olarak, BŞEÜ’nün gerçekleştirdiği bu araştırma, çocuk sağlığı alanında dijital medya kullanımı ve uyku bozuklukları arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyerek, hem klinik uygulamalara hem de ailelerin günlük yaşamlarına ışık tutan önemli bilgiler sundu. Bu çalışma, çocukların sağlıklı gelişimi için dijital medya kullanımının dengelenmesi ve uyku düzeninin korunmasının gerekliliğini bilimsel olarak destekliyor.