İstanbul’da cezaevine uyuşturucu sokmaya çalıştığı iddiasıyla tutuklu yargılanan avukat Ümit Ö., İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 23 yıl 5 ay 7 gün hapis cezasına çarptırıldı. Sanık, zincirleme suçlardan yargılandı ve mahkeme heyeti tarafından bu kapsamda ağır bir ceza verildi.
Duruşma, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla cezaevinden katılan Ümit Ö. ve salonda hazır bulunan avukatı huzurunda gerçekleştirildi. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın cezaevine yasak eşya sokmak ve uyuşturucu madde imal ve ticareti suçlarını zincirleme şekilde işlediğini belirtti. Bu suçların niteliği ve sanığın rolü göz önünde bulundurularak cezalandırılmasının gerektiği vurgulandı.
Sanık Ümit Ö., savunmasında hukuk fakültesi birinci sınıftan itibaren geçerli olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine dikkat çekerek beraatini talep etti. Ayrıca, uzun tutukluluk süresi, yaşadığı ailevi kayıplar ve mesleği gereği müvekkilleriyle olan işlerini yapamamasından kaynaklanan maddi zararlarının dikkate alınmasını istedi. Her türlü adli kontrol tedbirine razı olduğunu belirterek tahliyesini ve lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanığın suçları zincirleme şekilde işlediğini tespit etti. Bu kapsamda "infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçlarından toplamda 23 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Bu karar, cezaevine uyuşturucu sokma olaylarının ciddiyetini ve hukuk sisteminin bu tür suçlara karşı tutumunu yansıtıyor.
İddianamede, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan detaylar da yer aldı. Sanık avukatın, cezaevinde görüştüğü bir müvekkiline içinde 100 lira bulunan uyuşturucu madde verdiği belirtildi. Uyuşturucu maddenin görüşmenin hemen ardından hükümlünün üzerinde ele geçirildiği aktarıldı. Ayrıca, sanığın başka hükümlülere de uyuşturucu temin ettiği yönündeki iddialarla ilgili soruşturmaların devam ettiği kaydedildi.
İddianamede, sanığın "infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak" suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar, "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçundan ise 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edilmişti. Mahkemenin verdiği ceza, iddianamedeki talepler doğrultusunda şekillendi.
Bu dava, cezaevlerine yasaklı maddelerin sokulması ve bu tür suçların önlenmesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Avukatlık mesleğinin etik kuralları ve hukuki sorumlulukları göz önünde bulundurulduğunda, bu tür eylemler meslek onurunu zedeleyici nitelikte bulunuyor. Mahkemenin kararı, hukuk sisteminin bu tür suçlara karşı kararlı duruşunu ortaya koyuyor.
Kaynak: İHA




