Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle, "Cumhuriyet, şehitlerimizin kutsal emaneti olan ay yıldızlı al bayrağımız uğruna verilen destansı mücadelenin son merhalesidir" dedi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Geylan, Cumhuriyet Bayramının Türk tarihinin en önemli günlerinden biri olduğunu belirtti. Ayrıca Geylan, Cumhuriyet’in Türk milletinin direniş sembolü olduğunu ifade ederek, Türk milletinin Cumhuriyet uğruna büyük fedakarlıklar gösterdiğini kaydetti.
Cumhuriyet, ay yıldızlı al bayrağımız uğruna verilen mücadele
29 Ekim Cumhuriyet Bayramının Türk milletinin önemli günlerinden biri olduğunu belirten Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Cumhuriyet, şehitlerimizin kutsal emaneti olan ay yıldızlı al bayrağımız uğruna verilen destansı mücadelenin son merhalesidir. Cumhuriyet; demokrasinin, adaletin, özgür ve bağımsız yaşamanın teminatı; Atatürk ilke ve inkılaplarını referans alan, milli iradeyi esas kılan çağdaş bir yönetim anlayışının tezahürüdür. Cumhuriyet, milli dirilişin ete kemiğe bürünmüş halidir. Cumhuriyet, kurucu değerimiz, Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Cumhuriyet, aziz milletimizin birlik ve beraberliğinin, milli egemenliğimizin ve ebedî varlığımızın teminatıdır. Cumhuriyet, Türkiye’dir. Cumhuriyet’e uzanan yol uzun solukluydu, çetindi, çileliydi; nice fedakarlıklar ve ağır bedeller gerektirdi. Bu şerefli mücadele uğruna nice canlar feda edildi, nice ocaklar söndü, nice yavrular yetim ve öksüz kaldı. Buna rağmen aziz milletimiz; genciyle yaşlısıyla, kadınıyla çocuğuyla bir ve beraber olarak bağımsızlık mücadelesinin inşasına bir tuğla koymaktan asla vazgeçmedi. Şehitlerimizin aziz hatırasını taşıyan ay yıldızlı al bayrağımızın ebediyen göklerde dalgalanması, bizi biz yapan vatan toprağının bağımsızlığının korunması ve emperyalist güçlerin bu topraklara çöreklenmemesi için ortaya konulan bu kararlı duruş, tarihimizin hafızasına silinmez bir şekilde kazındı" açıklamasında bulundu.
Cumhuriyet’in kuruluş süreci ve Atatürk’ün vizyonu
Türk milletinin büyük fedakarlıklarla Cumhuriyet’i kazandığını ifade eden Geylan, "Cumhuriyet, tüm bu fedakarlıkların muazzam bir eseri olarak ortak yaşama irademizin adı, bağımsızlık tutkumuzun simgesi ve gelecek nesillere bırakılan en kıymetli mirasımız oldu. Cumhuriyet’in kuruluş süreci çok sancılıydı. Savaşlardan yeni çıkmış, yıllarca süren mücadelelerle yorulmuş bir millet, bir yandan bağımsızlığını korumaya, diğer yandan yeni bir devletin temellerini atmaya çalışıyordu. Cumhuriyet’in ilanının ardından bu büyük dönüşümün aceleye getirildiğini savunan, Cumhuriyet’in kuruluşuna direnç gösteren, bu tarihi süreci kavramakta zorlanan ve milli şuur eksikliği yaşayan bir kesim de vardı. Ancak Mustafa Kemal Atatürk, küresel ve bölgesel konjonktürü çok iyi okuyor; Türk milletinin içinde bulunduğu şartları, ihtiyaçlarını ve çağın gereklerini çok iyi biliyordu. Bağımsızlığın sağlam temellere dayandırılması için atılması gereken adımların farkındaydı. Bu nedenle bağımsızlığın; eğitim, bilim, kültür, sanat, ekonomi ve hukuk gibi alanlarda gerçekleştirilecek köklü değişim ve yeniliklerle güçlendirilmesi gerektiğine inanıyordu" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlenmesi ve geleceğe bakış
Cumhuriyet’in ilanından sonra Türkiye’nin güçlenerek yoluna devam ettiğini aktaran Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Nitekim Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte bu hedefler doğrultusunda inkılaplar peş peşe hayata geçirildi. Milli irade temelinde gerçekleşen bu yükselişle birlikte bir yandan fabrikalar açılıyor, ülkenin dört bir yanı demir ağlarla örülüyor, diğer yandan eğitim, bilim, sağlık ve daha birçok alanda önemli atılımlar hayata geçiriliyordu. Ülkemizin siyasal, hukuki, ekonomik ve sosyal yapısında köklü yenilikler yapılırken, Türkiye’yi çağdaş medeniyetler seviyesine ulaştırmaya yönelik çalışmalar peşi sıra gerçekleştiriliyordu. Meşakkatli çalışmalar sonucunda çok kısa bir sürede genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dünyada saygın, itibarlı ve güçlü bir devlet mertebesine ulaştı. Genç bir Cumhuriyet’ten, görkemli tarihimiz, ilham veren birikimimiz ve geleceğe olan inancımızla bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin 103’üncü yaşına uzanan onurlu yolculuğumuzu ebediyete taşıyoruz. Bizim için Türkiye; Anayasamızın ilk dört maddesinde güvence altına alınan temel değerlerimiz, Atatürk’ümüz, Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’imiz, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti idealimiz, İstiklal Marşı’mız, Türkçemiz, ay yıldızlı bayrağımız ve başkentimiz Ankara diyebiliyorsak, bütün bunları bir arada tutan milli kimliğimizi Anayasamızın 66. maddesinde ifadesini bulan vatandaşlık bağıyla tanımlayabiliyorsak bunu Cumhuriyet’imize borçluyuz. Büyük Atatürk’ün bizlere bıraktığı en kıymetli emanet olan Cumhuriyet’i, uğruna ödenen bedelleri, gösterilen fedakarlıkları ve verilen bağımsızlık mücadelesini asla unutmadan sonsuza dek yaşatmak hepimizin en önemli sorumluluğudur. Sarsılmaz bir iradenin, ortak aklın ve tükenmeyen bir mücadele azminin eseri olan Cumhuriyet’i yaşamak ve yaşatmak; söz konusu vatan, Cumhuriyet ve Cumhuriyet değerleri olduğunda sağımıza solumuza ‘kim var?’ diye bakmadan, ‘ama’, ‘fakat’, ‘lakin’ demeden kararlılıkla yürümek hem Türk milletinin varoluşunun bir gereği hem de hepimizin sorumluluğu ve aziz milletimize karşı en asli görevimizdir. Cumhuriyetimizin kuruluşunun üzerinden 103 yıl geçti. Bir asrı geride bırakan Cumhuriyet’imizi bin asra ulaştıracak inanç, yüce Türk milletinin özünde mevcuttur. Muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda mevcut olduğunu bilen aziz milletimiz, bağımsızlığımızdan, milli egemenliğimizden ve Cumhuriyet’imizden asla vazgeçmeyecektir. Ecdadımızdan emanet aldığımız Cumhuriyet’imizi bin asra taşıyacağız. Bu vesileyle Cumhuriyet’imizin 103’üncü yaşını kıvançla kutlarken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, büyük lider Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bu toprakları bize vatan kılmak için her türlü fedakarlığı yapan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz."
Kaynak: İHA




