Dünya Barış Günü kapsamında Bayburt Üniversitesi tarafından düzenlenen "Bi' Buluşma" etkinliğinin ikincisinde, Filistin meselesi kapsamlı bir şekilde ele alındı. Karasakal Mahalle Odası'nda gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmada, Filistin'deki insani süreçler ve akademik dayanışmanın önemi üzerinde duruldu. Etkinlik, bölgedeki güncel gelişmelerin yanı sıra, uluslararası toplumun ve akademisyenlerin bu konuda nasıl bir rol üstlenebileceğine dair önemli tartışmalara sahne oldu.

Bilim İletişimi Birimi'nin organizasyonuyla düzenlenen programda, Bayburt Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Büşra Atalan, Filistin'e dair kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Atalan, Kudüs'e yaptığı ziyaretlerin izlenimlerini katılımcılarla paylaşırken, Filistin Sözlüğü projesi ve bu kapsamda yürütülen akademik dayanışma faaliyetleri hakkında da detaylı bilgi verdi. Bu çalışmalar, bölgedeki kültürel ve sosyal gerçekliklerin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamak amacıyla yürütülüyor.

Etkinliğin dikkat çeken anlarından biri ise, Gazze'den çevrim içi bağlantı ile programa katılan bir öğrencinin deneyimlerini aktarması oldu. Öğrencinin yaşadıklarını ve gözlemlerini içtenlikle paylaştığı bu bölüm, katılımcılarda derin bir empati ve farkındalık oluşturdu. Bu sayede, Filistin'deki insani durumun gerçek yüzü, akademik ve toplumsal platformlarda daha görünür hale geldi.

Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, etkinlikte yaptığı konuşmada, üniversitelerin sadece eğitim ve araştırma kurumları olmadığını, aynı zamanda insanlığın ortak sorunlarına karşı sorumluluk taşıyan sosyal aktörler olduğunu vurguladı. Türkmen, Gazze'den gelen öğrencinin sesinin Bayburt'ta yankı bulmasının, coğrafi mesafelerin insani dayanışmanın önünde bir engel teşkil etmediğini gösterdiğini ifade etti. Bu tür etkinliklerin, küresel sorunlara yerel düzeyde duyarlılık kazandırmada önemli bir rol oynadığını belirtti.

Etkinlik boyunca, bilim ile toplum arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gerektiği sıkça dile getirildi. Katılımcılar, Filistin konusunda akademik farkındalığın artırılması ve dayanışmanın sürdürülebilir kılınması için ortak çalışmalar yapılmasının önemine dikkat çekti. Bu bağlamda, üniversitenin sosyal sorumluluk projeleri ve uluslararası iş birlikleriyle bölgedeki insani krize destek olma çabalarının devam edeceği belirtildi.

Sonuç olarak, Bayburt Üniversitesi'nin Dünya Barış Günü etkinliği, Filistin meselesine dair farkındalığı artırmak ve akademik dayanışmayı güçlendirmek adına önemli bir platform sağladı. Bu tür organizasyonlar, hem yerel hem de küresel düzeyde barış ve insan hakları konularında bilinç oluşturmanın yanı sıra, farklı coğrafyalardan gelen seslerin duyulmasına olanak tanıyor. Etkinlik, katılımcılara insani krizlere karşı duyarlı ve sorumlu bireyler olma çağrısı yaptı.

Gelecekte benzer etkinliklerin artarak devam etmesi, akademik çevrelerin ve toplumun barışa katkı sunma çabalarını pekiştirecektir. Bayburt Üniversitesi'nin bu tür girişimleri, bölgesel ve uluslararası düzeyde barış kültürünün yaygınlaşmasına önemli katkılar sağlamaya devam edecek gibi görünüyor.