Geçmişteki Ergenekon adı verilen soruşturma ve kovuşturma evrelerinde görev alan 21 eski hakim ve savcının yargılandığı dosyada önemli bir hukuki gelişme yaşandı. İlgili şüpheliler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında daha önce yerel mahkeme tarafından verilen zamanaşımı kararı üst mahkeme incelemesi sonucunda iptal edildi ve dosyanın yeniden ele alınması kararlaştırıldı.

FETÖ/PDY Yönlendirmesi İddiasıyla Soruşturma

Söz konusu 21 şüpheli, 2008 ile 2010 yılları arasında İstanbul'da yürütülen Ergenekon soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev yapan eski İstanbul Cumhuriyet Savcıları ile eski İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi üye hakimlerinden oluşuyor. Dosyada yer alan iddialara göre bu isimler, FETÖ/PDY yapılanmasının amaçları doğrultusunda hareket ederek yargı yetkisini kötüye kullandı. Şüphelilerin mağdur ile müştekilere yönelik hukuka aykırı dinleme faaliyetleri yürüttüğü, sahte delil üretme süreçlerine katıldığı ve haksız tutuklama uygulamalarında bulunduğu öne sürüldü.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 20 Ocak 2022 tarihini taşıyan iddianamede, şüpheliler hakkında son soruşturmanın açılması talep edilmişti. Uzun süren yargılamaların ardından Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Mart 2026 tarihinde bir ek karar açıklamıştı. Bu kararda, şüphelilere yüklenen suçlar açısından hem olağan hem de olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu ifade edilmiş ve son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı hükme bağlanmıştı.

Başsavcılığın İtirazı Kabul Edildi

Yerel mahkemenin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği kararın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı üst mahkemeye başvurdu. Başsavcılık tarafından İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan itiraz dilekçesinde, şüphelilerin gerçekleştirdiği öne sürülen usulsüz arama, sahte delil oluşturma, gözaltı, tutuklama ve dinleme gibi fiillerin basit adli hatalar veya münferit suçlar kapsamında değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

İtiraz dilekçesinde, eylemlerin örgüt hiyerarşisi doğrultusunda Anayasayı İhlal suçunun yürütme hareketlerini oluşturduğu ve mağdurlara yönelik uygulamaların işkence suçu kapsamında ele alınması gerektiği savunuldu.

Başsavcılığın yaptığı itirazı detaylı bir şekilde inceleyen İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Temmuz 2026 tarihli kararıyla bu talebi haklı buldu. Mahkeme, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına hükmetti. Kesin olarak verilen bu kararla birlikte dosya, gereğinin yerine getirilmesi amacıyla yeniden Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Böylece 21 eski yargı mensubu hakkındaki zamanaşımı engeli ortadan kalkmış oldu.