Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı bir soruşturma kapsamında, eski Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) yöneticisi Mehmet Cemil Acar, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan tutuklandı. Bu gelişme, Acar'ın görev yaptığı dönemde elde ettiği gelirlerle sahip olduğu malvarlığı arasında ciddi uyumsuzlukların tespit edilmesinin ardından geldi.
Savcılığın açıklamasına göre, Mehmet Cemil Acar'ın DHMİ'deki Daire Başkanlığı ve Müşavirlik görevleri sırasında yasal gelirlerinin çok üzerinde, çeşitli illerde ve değerli konumlarda çok sayıda gayrimenkul edindiği belirlendi. Yapılan bilirkişi incelemesi, Acar'ın resmi gelirleri ile sahip olduğu malvarlığı arasında önemli bir fark olduğunu ortaya koydu. Bu farkın tutarı yaklaşık 223 milyon 795 bin 333 TL olarak hesaplandı. Bu durum, malvarlığı değerlerinin kaynağına ilişkin açıklayıcı bir beyanın bulunmaması nedeniyle soruşturmanın derinleştirilmesine neden oldu.
Soruşturma kapsamında ayrıca, O.E. isimli bir şahsın verdiği ifadede, Mehmet Cemil Acar'ın görevde bulunduğu süre boyunca yapması gereken işleri geciktirerek birçok kişiden para ve başka değerli mallar aldığı iddia edildi. Bu iddialar, savcılığın soruşturmayı rüşvet ve irtikap suçlarını da kapsayacak şekilde genişletmesine yol açtı. Böylece, sadece malvarlığı aklama değil, aynı zamanda görevini kötüye kullanma ve yolsuzluk iddiaları da soruşturmanın odağına yerleşti.
Mehmet Cemil Acar, 21 Eylül 2026 tarihinde gözaltına alınmış ve savcılığın talebi üzerine 22 Eylül 2026 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklama kararı, soruşturmanın ciddiyetini ve elde edilen delillerin ağırlığını göstermektedir. Savcılık, soruşturmanın devam ettiğini ve yeni deliller ışığında suçlamaların genişletilebileceğini belirtti.
Bu gelişmeler, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, DHMİ gibi kritik bir kurumda görev yapmış bir yöneticinin yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kalması, kamu kurumlarındaki denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha gündeme getirdi. Yetkililer, benzer olayların önüne geçmek amacıyla kurum içi denetimlerin artırılması ve şeffaflığın sağlanması gerektiğini vurguladı.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, Mehmet Cemil Acar’ın malvarlığına ilişkin detaylı incelemeler ve diğer şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Ayrıca, rüşvet ve irtikap suçlamalarının kapsamı ve bu suçlamalara karışan diğer kişilerin kimlikleri de soruşturmanın önemli konuları arasında yer alıyor.
Sonuç olarak, eski DHMİ yöneticisi Mehmet Cemil Acar’ın tutuklanması, kamu kurumlarındaki yolsuzlukla mücadelede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Soruşturmanın şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi, kamu güveninin yeniden tesis edilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Kaynak: İHA




