Beşiktaş Kadırgalar Caddesi’nde 2018 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımına başlanan ancak CHP yönetimi tarafından durdurulan Dolmabahçe-Levazım Tüneli Projesi’nde çalışmalar 8 yıldır taş üstüne taş konulmuyor. Atıl halde bırakılan şantiye havadan görüntülenirken, İstanbul Çevre Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Ağaoğlu, "Burada milli servet yatıyor. İstanbullunun ödediği vergiler toprağa gömülmüş durumda" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul trafiğini rahatlatma projelerinden biri olarak açıkladığı Dolmabahçe-Levazım Tüneli, CHP zihniyeti nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından durduruldu. Beşiktaş Kadırgalar Caddesi’nde 2018 yılında yapımına başlanan, yaklaşık 8 kilometre uzunluğunda olması planlanan ve bölgede 1,5 saat süren trafiği 10 dakikaya düşürmesi hedeflenen tünelde çalışmalar 8 yıldır engelleniyor.

Araç tüneli inşaatının iptal edilip aynı yerde yağmur suyu tüneli yapılması trajikomik durumu ortaya koyuyor. Tünelin şantiye alanının atıl halde bırakılması tepkilere neden oldu. Projenin Levazım kısmındaki malzemelerin dışarıda çalınmaya müsait olduğu, hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı görülüyor. Yarım kalan tünel havadan çekilen görüntülerle gözler önüne serildi.

Milli Servet ve Çevre Endişeleri

İstanbul Çevre Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Ağaoğlu, tünelin inşaatının 8 senedir bitmediğini ve İstanbullunun parasının bu tünele gömüldüğünü belirtti. Ağaoğlu, "Sağlıklı çevrede yaşamak en temel tüketici haklarından biridir. Ancak 10 dakikaya indirilecek olan 1,5 saatlik yol için başlatılan bu çalışma 8 senedir nedense bir türlü bitirilemedi. Böylelikle hem İstanbullunun parası buraya gömülmüş oldu hem de trafikte yoğunlaşan araçların çıkarttığı emisyon gazları çevre kirliliğine neden olduğu gibi onların tükettiği yakıtlar da ithal olduğundan ülkemize ekonomik açıdan da zarar veriyor. Bu noktada mutlaka bunun hızlandırılması lazım. Bunca yıl bekletilmesi için de tüm tüketicilere, İstanbullulara bir açıklama borçlular. Belediyenin bu açıklamayı yapmamasının sebebi de belli değil. Özellikle maç günleri burada stadyum olmasından ötürü burası tam bir keşmekeş, çilehaneye dönüyor. Dolayısıyla bir an evvel bu tünelin bitirilmesi lazım. Burada milli servet yatıyor. İstanbullunun ödediği vergiler toprağa gömülmüş durumda. Şurada gezdim, baktım tam bir enkaz var. Ayrıca bir takım yapılar çürüyecek, bakılmıyor. Bir takım malzemelerin de hırsızların eline bırakıldığı görünüyor" dedi.

Ağaoğlu, inşaatta kullanılan malzemelerin 8 yıl boyunca yıpranıp çürüdüğünü ve enflasyon nedeniyle maliyetlerin yükseldiğini ifade etti. "Bu inşaatta kullanılan malzemeler 8 yıl boyunca hem yıprandı hem çürüdü hem de enflasyon nedeniyle maliyet yükseldi. O nedenle Büyükşehir Belediyesi derhal İstanbulluya geniş bir açıklama yapmalıdır. Açıklama yapmakla da kalmayıp bir an evvel 1,5 saatte İstanbullunun gittiği yolu 10 dakikaya düşürecek olan bu projeyi hayata geçirecek adımları atmalıdır. Düşünün, bir yakınını ambulansta bu yola girmiş olan kişi o yakınını kaybederse belediye için hangi duaları eder, bunu ben kendi takdirlerine bırakıyorum" diye konuştu.

Güvenlik ve Çevre Sorunları

TÜKONFED Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Derya Deniz Dalgın, bölgede trafik yoğunluğunu çözebilecek bir projenin tamamlanmamasının endişe verici olduğunu vurguladı. Dalgın, "İstanbul’un en işlek noktalarından birinde trafik probleminin insanları çileden çıkarmış olması ve bununla birlikte zaten İstanbul’un genelinde olan bir trafik probleminde bunu çözebilecek bir projenin tamamlanmamış olması oldukça vahim bir durumdur. Burada vatandaşlara gerekli bilgilendirmelerin yapılması gerekiyor. Aynı zamanda hem görüntü bakımından hem çevre bakımından kirlilik söz konusu. Bu kirliliğin giderilmesi için 8 yıl beklenmesi için de haklı gerekçelerin olması gerekiyor. Bununla ilgili vatandaşlar tarafından CİMER üzerinden yapılmış olan şikayetlere bakılmalı ve ilgili denetimlerin ve ilgili yerlerin de şikayetlerin de cezai yaptırımların olması gerekiyor. Vatandaş olarak burada trafik yoğunluğunu çözebilecek bir problemin çözülmemiş olması da ayrıca endişe verici" dedi.

Avukat Dalgın, inşaat çevresinde daha sıkı güvenlik tedbirlerinin alınması gerektiğini belirtti. "Tünelin çevrelerinde gezdiğiniz zaman iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yeterli bir şekilde önlem alınmadığını aslında söyleyebiliriz. Şöyle, hukuki bakış açısıyla baktığım zaman hem maç çıkışının olması hem de gece saatlerinde görüşlerinin engellenmesi nedeniyle büyük ışıklandırmaların ve büyük levhaların olması gerekiyor ki vatandaş burada bir çalışmanın olduğunu, bir enkazın olduğunu, kendi güvenlik önlemini sağlayamayacak pozisyonda olabileceklerini görmeleri gerekiyor. Burada daha sıkı bir güvenlik tedbirlerinin de alınması gerekiyor" diye konuştu.

Dalgın, devam eden inşaatın çevreye zararlarından da söz etti. "Şimdi içerideki malzemelere baktığımız zaman bunun 8 yıl içerisinde çürüyen, aynı zamanda kokan ve aynı zamanda diğer hayvan atıklarının olabileceği ya da sokakta kalan insanların oraya pisleyebileceği, ateş yakabileceği veya uygunsuz şeyleri yapabileceği bir ortam oluşturması sebebiyle daha fazla hava kirliliği, görüntü kirliliği, hatta çevreye de daha fazla zararlar verebileceğini de görebiliyoruz" dedi.

Trafik Rahatlaması Sağlanamadı

Avukat Dalgın, tünelin yapılmış olması halinde trafik konusunda ciddi rahatlama sağlanacağını vurguladı. "Eğer burada tünel yapılmış olsaydı 1,5 saatlik yere 10 dakika içerisinde gelebilecektik. Bu da hem vatandaş olarak hem de gün içerisinde yoğun bir şekilde çalışan hukukçu olarak gelebildiğim yerleri hem zaman bakımından hem yaşam standartımın kalitesi bakımından bunu düşürmektedir. Daha verimli bir yaşam sisteminin oluşturulması ve insanların artık trafik çilesinden kurtulabilmesi bakımından kolaylık sağlanıyorken bu durumun yapılmamış olması hepimiz açısından bir eziyet söz konusu diyebiliriz" ifadelerini kullandı.