Malatya’da yaklaşık dört yıl önce meydana gelen ve iki gencin hayatını kaybettiği trafik kazasında, hafif ticari araç sürücüsü N.S.'ye verilen 40 yıl hapis cezası, Yargıtay’ın bozma kararına rağmen yeniden onandı. Olay, 20 Aralık 2022 tarihinde gece saat 01.30 sıralarında Malatya-Ankara kara yolu Çavuşoğlu Mahallesi Taner Kız Öğrenci Yurdu önünde gerçekleşti. N.S. yönetimindeki 44 ABL 349 plakalı hafif ticari araç, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kaldırımda yürüyen iki genç, Şemsettin Karadağ (18) ve Hivan Taşkıner’e (17) çarptı.

Çarpmanın etkisiyle araç, yurdun bahçe duvarını yıkarak durabildi. Kazanın ardından olay yerinde gözaltına alınan sürücü N.S., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kazanın yaşandığı bölgenin yoğun öğrenci nüfusuna sahip olması ve gençlerin kaldırımda yürürken hayatlarını kaybetmesi, kamuoyunda büyük üzüntü ve tepki yarattı. Bu trajik olay, trafik güvenliği ve sürücü sorumluluğu konularında önemli tartışmaları da beraberinde getirdi.

Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Ekim 2024’te görülen davada, sanık N.S. hakkında “olası kastla adam öldürme” suçundan her iki genç için 20’şer yıl olmak üzere toplamda 40 yıl hapis cezası verildi. Ancak Yargıtay Ceza Dairesi, mahkemenin kararını bozarak dosyanın yeniden görülmesini istedi. Bu gelişme üzerine dava tekrar ele alındı ve yargılama süreci devam etti.

Duruşmaya SEGBİS sistemi üzerinden katılan tutuklu sanık N.S., savunmasında kazadan dolayı derin pişmanlık duyduğunu ifade etti. "Ben bu kazanın olacağını bilseydim o arabaya binmezdim. Çok pişmanım, dört yıldır tutukluyum" şeklinde konuşan N.S., yaşananların kendisini derinden etkilediğini belirtti. Bu ifadeler, mahkeme heyeti ve kamuoyunda bir nebze de olsa vicdani bir duruş olarak değerlendirildi.

Maktul yakınlarının avukatları ise, kazanın oluş şekline ilişkin önemli iddialarda bulundu. Sanığın kaza anında uyuşturucu madde etkisi altında olduğu ve 50 kilometre hız sınırı bulunan yolda 108 kilometre hızla seyir halinde bulunduğunu belirttiler. Bu durum, sürücünün kusurunun ve dikkatsizliğinin boyutunu ortaya koydu. Avukatlar, mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına direnmesini ve sanığın ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

Duruşma savcısı da, sanığın “olası kastla adam öldürme” suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi. Bu görüş, mahkemenin kararını şekillendiren önemli bir unsur oldu. Mahkeme heyeti, tüm delil ve iddiaları değerlendirdikten sonra Yargıtay’ın bozma kararına direnerek, sanık N.S.’yi ikinci kez toplam 40 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Bu karar, Malatya’daki trafik kazası davasında adaletin yerini bulması açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Trafikte hız ve uyuşturucu kullanımı gibi risk faktörlerinin yol açtığı trajik sonuçların önlenmesi için yasal yaptırımların caydırıcı olması gerektiği bir kez daha ortaya konmuş oldu. Ayrıca, gençlerin hayatını kaybettiği bu olay, toplumda trafik güvenliği bilincinin artırılması gerekliliğini vurgulayan bir örnek teşkil ediyor.