Maltepe Cevizli Mahallesi'nde bulunan 7 katlı bir binanın çökmesiyle ilgili hazırlanan bilirkişi ön raporu, olayın nedenlerine ışık tutuyor. Rapora göre, binaya ruhsata aykırı olarak sonradan eklenen 4 katın yıkılması yönünde 1989 ve 1990 yıllarında alınan kararlar bulunmasına rağmen, bu kararların uygulanmadığı ortaya çıktı. Bu durum, binanın güvenliğini doğrudan etkileyen önemli bir ihmal olarak değerlendiriliyor.

Bilirkişi raporu, binanın mimarı Hasan Balcı ve şantiye şefi Mevlüt Okumuş'un, yapı ruhsatına uygun olmayan imalatlar ve denetimsizlik nedeniyle çökmede kusurlu olduklarını belirtiyor. Ayrıca, yapı sahipleri ve yapım sürecinde görev alan diğer sorumluların da bu olayda kusurunun bulunduğu ifade ediliyor. Bu tespitler, binanın yapım ve denetim süreçlerinde ciddi eksikliklerin yaşandığını gösteriyor.

Olay, 05.40 saatlerinde Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'ta meydana geldi. Binanın 3 katında henüz belirlenemeyen bir sebeple çökme gerçekleşti. İhbar üzerine AFAD, UMKE, itfaiye, sağlık ve emniyet ekipleri hızla olay yerine intikal etti. Arama kurtarma çalışmaları kapsamında 8 kişi sağ olarak kurtarılırken, 5 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Kurtarma ekiplerinin yoğun çabaları sonucu, enkaz altından çıkarılan cansız bedenler arasında Gülce Turhan, Ahmet Muhammet İnan, Zeynep İnan, Mesut Bilece ve Hüseyin Özkurt yer aldı.

Bilirkişi raporunda, binada ruhsata aykırı imalatlara ilişkin olarak 16 Haziran 1989 ve 18 Nisan 1990 tarihlerinde yapı tatil tutanakları düzenlendiği belirtiliyor. Bu tutanaklar, binada ruhsata aykırı ek katların varlığını resmi olarak tespit etmiş olmasına rağmen, bu durumun çökmeye kadar devam ettiği vurgulanıyor. Ayrıca, 14 Ağustos 1989 ve 11 Haziran 1990 tarihlerinde belediye encümeni tarafından alınan kararlarla, ruhsat dışı yapılan 3, 4, 5 ve 6'ncı katların yıkılmasına hükmedildiği ancak bu kararların uygulanmadığı ortaya çıktı.

Bu gelişmeler, binanın güvenliğinin sağlanmasında yaşanan ihmallerin ve yasal kararların uygulanmamasının doğrudan bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Yapının mimarı ve şantiye şefinin yanı sıra, yapı sahiplerinin de sorumlulukları olduğu belirtilen raporda, bu kişilerin kusurlarının binanın çökmesine zemin hazırladığı ifade ediliyor. Bu durum, yapı denetim sisteminin ve yasal yaptırımların etkinliğinin sorgulanmasına yol açıyor.

Maltepe'deki bu trajik olay, yapı güvenliği ve ruhsat uygulamalarının ne denli hayati önem taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Yıkım kararlarının uygulanmaması ve denetim eksiklikleri, can kayıplarına neden olan ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle, benzer olayların önüne geçmek için yapı denetim süreçlerinin sıkılaştırılması ve yasal kararların titizlikle uygulanması gerektiği vurgulanıyor.

Sonuç olarak, Maltepe'deki 7 katlı binanın çökmesi, sadece teknik bir arıza veya doğal bir felaket değil; aynı zamanda uzun yıllar süren ihmallerin ve yasal düzenlemelerin uygulanmamasının bir sonucu olarak ortaya çıktı. Bilirkişi raporu, bu ihmallerin sorumlularını belirleyerek, gelecekte benzer faciaların yaşanmaması için önemli bir rehber niteliği taşıyor.