Uluslararası alanda eğitim sistemlerinin kalitesini ve etkililiğini ölçen en güvenilir araçlardan biri olarak kabul edilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuç raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Slovakya'nın başkenti Bratislava'da gerçekleştirilen ve üst düzey katılımın olduğu toplantıda açıklanan küresel araştırma, üye ülkelerin eğitim alanındaki son durumunu gözler önüne serdi. Bakanlık düzeyindeki bilgilendirmeye göre, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından hazırlanan kapsamlı raporda, Türkiye'nin sergilediği performans özel bir başlık altında ele alındı ve ülkenin eğitimde hızlı bir dönüşümün mümkün olduğunu kanıtladığına dikkat çekildi.

Küresel Sınavın Kapsamı ve Türkiye'nin Başarı Grafiği

PISA 2025 değerlendirmesine küresel ölçekte 91 ülke ve ekonomiden, yaklaşık 33 milyon 15 yaşındaki genci temsil eden 760 binden fazla öğrenci katılım sağladı. Dünyanın dört bir yanından yüz binlerce genç, temel beceri alanlarındaki soruları yanıtlamak ter döktü. Açıklanan sonuçlar doğrultusunda Türkiye; fen bilimleri, matematik ve okuma becerisi olmak üzere temel alanların tamamında hem puanını hem de sıralamadaki yerini yukarı taşıdı. Bu tarihi başarı, OECD tarafından yayımlanan raporun hem sunuş hem de ön söz kısımlarında geniş yankı buldu. Raporda, PISA'nın temel amacının yalnızca bir sıralama tablosu oluşturmak olmadığı, aksine ülkeler için bir pusula işlevi görerek politika yapıcılara rehberlik etmek olduğu vurgulandı.

Fen Bilimlerinde 70 Puanlık Dev Artış

Raporun sunuş bölümünde yer alan tespitlere göre, başarılı olan her ülke diğer devletler için önemli bir referans noktası haline geliyor ve karar alıcılar sürekli olarak diğer ülkelerin izlediği stratejileri araştırıyor. Bu bağlamda Türkiye'nin kaydettiği gelişme şu çarpıcı ifadelerle rapor metnine yansıdı: Türkiye, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini açıkça ortaya koydu ve geride kalan 10 yıllık süre zarfında fen bilimleri performansını yaklaşık 70 PISA puanı artırmayı başardı. Uzmanlar ve hazırlanan rapor, bu büyüklükteki bir kazanımın, öğrencilerin fazladan üç yıldan fazla bir ek öğrenme süresine sahip olmasına eş değer bir başarı anlamına geldiğinin altını çizdi.

Genel Durgunluğa Karşı Türkiye'nin Ayrışan Konumu

PISA 2022 döneminde yaşanan benzeri görülmemiş performans düşüşlerinin ardından, 2025 yılı raporunda birçok ülkenin öğrenme sonuçları bakımından durgunluk yaşadığı veya düşüş eğilimini sürdürdüğü ifade edildi. Küresel ortalamada, 15 yaşındaki gençlerin yüzde 20'sinin incelenen üç dersin tamamında düşük performans sergilediği görüldü. Buna karşın bazı ülkeler bu olumsuz trendin dışında kalmayı başardı. OECD üyeleri arasında Türkiye'nin yanı sıra Kosta Rika, Slovakya ve Birleşik Krallık fen bilimleri puanlarını artırırken; OECD dışından Kamboçya, El Salvador, Gürcistan, Ürdün, Moğolistan, Karadağ, Filipinler, Suudi Arabistan, Tayland, Birleşik Arap Emirlikleri, Uruguay ve Özbekistan'da da benzer puan artışları saptandı.

Kapsayıcılık ve Yapay Zeka Vurgusu

Raporun ön sözünde, yüksek akademik performans ile kapsayıcı sonuçların eş zamanlı olarak ilerleyebileceği net bir şekilde kanıtlandı. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Karadağ, Katar ve Slovakya gibi ülkeler, düşük performans gösteren öğrencilerin oranını aşağı çekerken, aynı zamanda en üst düzey başarı gösteren öğrenci oranını artırma başarısını gösterdi. Öte yandan metinde yapay zeka teknolojilerine de ayrı bir parantez açıldı. Yapay zekanın sınıf ortamlarının vazgeçilmez bir parçası haline geldiği belirtilerek, bu teknolojinin bireyselleştirilmiş eğitim ve geri bildirim için hedef odaklı kullanılması gerektiği vurgulandı. Yapay zekanın öğrenme süreçlerinin yerini almaması, aksine öğrencilerin çaba gerektiren öğrenme çabalarına destek vermesi gerektiği ifade edilerek, politika yapıcıların bu kanıtları kullanarak geleceğin eğitim sistemlerini inşa etmesinin önemi hatırlatıldı.