Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Kocaeli'de eski milletvekili Şevki Yılmaz’a yönelik sosyal medyada kullandığı ifadeler nedeniyle "tehdit" suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Dava, Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülürken, Özdağ duruşmaya tutuksuz olarak katıldı. Yargılamada, Özdağ’ın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar ve bu paylaşımların tehdit unsuru taşıyıp taşımadığı tartışma konusu oldu.
Şevki Yılmaz, 19 Şubat 2024 tarihinde katıldığı bir Osmanlı hanedanı üyesinin nikah merasiminde, "Osmanlıyı süren soysuzları lanetle anıyorum" ifadelerini kullanmıştı. Bu sözler kamuoyunda tartışmalara yol açtı ve Özdağ, sosyal medya hesabından Yılmaz’a yönelik sert ifadeler içeren bir paylaşımda bulundu. Özdağ, paylaşımında Yılmaz’ın Atatürk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hakaret ettiğini belirterek, "Bu adama derhal dava açılmaz ise cumhuriyetin savcısı kalmamış demektir" ifadelerini kullandı.
Özdağ ayrıca, "Şevki, umarım bir yerde karşılaşırız, sana soylunun soysuzun kim olduğunu gösteririm" diyerek, söz konusu paylaşımda tehdit unsuru taşıdığı iddiasıyla Yılmaz tarafından şikayet edildi. Bu gelişmeler üzerine mahkeme süreci başladı ve Özdağ hakkında tehdit suçlamasıyla dava açıldı.
Duruşmada savunmasını yapan Ümit Özdağ, tehdit kastı bulunmadığını savundu. Kendisinin aynı zamanda bir siyaset bilimi profesörü olduğunu hatırlatan Özdağ, kullandığı ifadelerin akademik ve analitik bir çerçevede olduğunu, olayları evrak ve belgelerle açıklamak amacı taşıdığını belirtti. Bu nedenle, söz konusu ifadelerin tehdit olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek beraatini talep etti.
Duruşmada, Özdağ ve avukatları hazır bulunurken, Şevki Yılmaz ve avukatları ise katılmadı. Mahkeme heyeti, tarafların beyanlarını dinledikten sonra karar için süre talep etti ve duruşmayı 4 Kasım 2024 tarihine erteledi. Bu erteleme, tarafların ek delil sunabilmesi ve savunmalarını güçlendirebilmesi için bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
Yaşanan bu dava, siyasi figürlerin sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamaların hukuki sınırları ve ifade özgürlüğü ile tehdit unsuru arasındaki çizginin nerede başladığı konusunda önemli bir tartışmayı gündeme getirdi. Özdağ’ın savunması, akademik bir perspektiften değerlendirilirken, Yılmaz’ın şikayeti ise kişisel hakların korunması açısından ele alınıyor.
Öte yandan, kamuoyunda da geniş yankı bulan bu dava, siyasi söylemlerin dozunun ve sorumluluğunun ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Mahkemenin vereceği karar, benzer sosyal medya paylaşımlarının hukuki boyutunu belirlemede emsal teşkil edebilir.
Kaynak: İHA




