Yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında, şüpheliler arasındaki karşılıklı para transferlerinin 2,6 milyon lirayı aştığı belirlendi.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı yasa dışı üreme hücresi ticaretine ilişkin yürütülen soruşturmada, 53 şüphelinin bulunduğu öne sürülen organizasyonun işleyişine ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı. Örgüt lideri olduğu değerlendirilen 31 yaşındaki Hacer T.’nin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirttiği ifadesinde, donörlük faaliyetleri, kliniklerle kurulan bağlantılar, ilaç temini ve para transferlerine ilişkin açıklamalarda bulunduğu öğrenildi.
Soruşturma dosyasında, yaklaşık 20 günlük aralıklarla tekrarlanan yurt dışı seyahatleri, donör adaylarının fotoğrafları üzerinden seçilmesi, ilaçların kullanımının görüntülü olarak takip edilmesi ve aracılar arasındaki komisyon pazarlıkları dikkat çekti. Dosyada ayrıca Hacer T.’nin bir adayın yaşıyla ilgili konuşmada "Ben küçülttüm" dediği mesajların da yer aldığı belirtildi.
Donörlükten aracılığa geçtiği iddia edildi
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Büro Amirliğinde ifadesi alınan Hacer T., etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etti. İki çocuk annesi olduğunu belirten şüphelinin, geçimini çalıştığı şirketten aldığı maaş ve donörlük faaliyetlerinden elde ettiği gelirle sağladığını söylediği öğrenildi.
Hacer T., ifadesinde donörlük faaliyetlerine Emine Ç.’nin yönlendirmesiyle başladığını, Kıbrıs’taki işlemlerden 15-20 bin lira aldığını anlattı. Aldığı payı yetersiz bulması üzerine Serap M. ile çalışmaya başladığını, bir işlemde 30 bin lira almasına rağmen hakkının yendiğini düşündüğü için bu bağlantıdan ayrıldığını belirten Hacer T., daha sonra farklı aracılarla çalıştığını ve kliniklere doğrudan gitmeye başladığını söyledi.
Soruşturma dosyasındaki değerlendirmelerde, kendi donörlük deneyiminin ardından başka kadınların bulunması, kliniklere yönlendirilmesi ve işlem süreçlerinin koordine edilmesinde rol aldığı öne sürülen Hacer T.’nin organizasyon içerisinde merkezî konumda bulunduğu iddia edildi. Şüphelinin bir donörün işlemlerini takip etme karşılığında 100-150 avro aldığına ilişkin beyanlarının yanı sıra bazı işlemlerde ücret almadığını söylediği ifadeler de dosyada yer aldı.
Hacer T.’nin, donörlerin kliniklerdeki takip süreçlerini ilgili çalışanların yürüttüğünü belirttiği, bazı doktorlar, klinik çalışanları ve donör temin eden kişilerle tanışıklığı bulunduğunu anlattığı öğrenildi. Şüpheli, Kıbrıs’taki bazı hastane ve kliniklerle bağlantılı kişileri tanıdığını, ancak bazı işlemlerin hangi amaçla yapıldığını bilmediğini ifade etti. Hacer T. ayrıca örgüt kurma ve örgüte üyelik suçlamalarını reddetti.
53 şüphelinin bulunduğu yapıda iş bölümü
Soruşturma kapsamında elde edilen beyanlar ve yazışmalarda, donör adaylarının bulunması, kliniklerle iletişim kurulması, ilaçların temin edilmesi, muayenelerin ayarlanması, uçak biletlerinin alınması ve ücretlerin tahsil edilmesi gibi işlerin farklı kişiler arasında paylaştırıldığı iddia edildi.
Dosyada Hacer T.’nin lider, Muharrem Ş., Ahucan A., Enis K., Hayat İ. ve Özlem T.’nin ise yönetici konumunda bulunduğunun değerlendirildiği belirtildi. Emine Ç., Serap M. ve Esma K. gibi isimlerin de donör temini ve aracılık faaliyetleri kapsamında dosyada yer aldığı öğrenildi.
Şüpheliler arasındaki telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar ve para transferlerinin birlikte değerlendirildiği soruşturmada, bazı kişilerin önceden donörlük yaptığı, daha sonra başka kadınları sisteme yönlendirdiği ve bu yönlendirmeler karşılığında komisyon talep ettiği öne sürüldü. Birden fazla aracının aynı aday üzerinden kazanç elde etmeye çalışmasının zaman zaman ücret anlaşmazlıklarına ve taraflar arasında tartışmalara neden olduğu kaydedildi.
20 günlük aralıklarla tekrarlanan seyahatler
Soruşturma dosyasında yer alan tespitlere göre, Merve Ş.’nin 2023-2026 yılları arasında ağırlıklı olarak Kıbrıs’a, bir kez de Arnavutluk’a olmak üzere toplam 30 farklı tarihte yurt dışına seyahat ettiği belirlendi. Yaklaşık 20 günlük aralıklarla gerçekleştiği belirtilen bazı seyahatlerin, donör temini ve yurt dışındaki tüp bebek merkezlerinde üreme hücresi elde edilmesi iddialarıyla bağlantılı olabileceği değerlendirildi.
Seyahatlerin yıllar boyunca tekrarlanması, özellikle aynı ülkeye yönelmesi ve uçak biletlerinin bir bölümünün üçüncü kişiler tarafından satın alınması soruşturma kapsamında incelemeye alındı. Dosyada, seyahatlerin yaklaşık 20 günlük aralıklarla gerçekleşmesinin üreme hücresi elde edilmesine yönelik işlemlerle bağlantılı olabileceği yönündeki değerlendirmelere yer verildi.
Hacer T.’nin beyanlarında Kıbrıs, Gürcistan, Batum ve Tiran’a kadın yönlendirdiğini anlattığı, seyahatlerin ülke ve tarih bakımından kliniklerin ihtiyaçlarına, adayların uygunluğuna ve mevcut bağlantılara göre şekillendiğinin değerlendirildiği belirtildi. Bununla birlikte, seyahat kayıtlarının tek başına her bir yolculuğun hangi amaçla yapıldığını kesin olarak ortaya koymadığı, bu kayıtların diğer delillerle birlikte ele alındığı kaydedildi.
Adayların fotoğrafları kliniklere gönderildi
Dosyadaki mesajlaşmalarda, donör adaylarının yaş, boy, kilo, kan grubu, saç ve göz rengi gibi fiziksel özelliklerine ilişkin bilgilerin toplandığı, bu bilgilerin fotoğraflarla birlikte kliniklere iletildiği öne sürüldü. Bazı yazışmalarda adaylardan beş veya altı fotoğraf istendiği, kliniklerin ihtiyaçlarına uygun kişilerin belirlenmesi için aracılar arasında görüşmeler yapıldığı belirtildi.
Hacer T.’nin Ümit isimli klinik irtibatıyla yaptığı görüşmelerde, hangi kan grubuna ihtiyaç duyulduğunu sorduğu ve adayları yaklaşık bir ay öncesinden eşleştirdiğini anlattığı kaydedildi. Yazışmalarda, adayların görünüşleri ve kliniklerin taleplerinin aynı görüşmelerde değerlendirildiği, uygun bulunan kadınların ilaç, muayene ve seyahat süreçlerinin daha sonra planlandığı öne sürüldü.
Soruşturma dosyasına giren mesajlarda, bir kadının doğum yılına ilişkin yapılan konuşmada Hacer T.’nin "Ben küçülttüm" diyerek yaşını daha küçük gösterdiğini söylediği belirtildi. Şüphelinin, yaş bilgisinin sorulması halinde yanlış gönderildiğinin söylenmesini istediği iddia edildi. Bu yazışmaların, kliniğe iletilen aday profilindeki bilgilerin değiştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde dikkate alındığı öğrenildi.
İlaçların kullanımı videolarla takip edildi
Hacer T., ifadesinde Gonal-F, Puregon ve Menopur isimli ilaçların yumurtaların büyütülmesi amacıyla kullanıldığını, kendisinin de donörlük sürecinde bu ilaçlardan bazılarını kullandığını belirtti. Gonapeptyl isimli ilacın kullanım amacına ilişkin de açıklama yapan şüphelinin, hangi ilacı hangi tarihte ve hangi dozda kullandığını ayrı ayrı belirtmediği öğrenildi.
Dosyadaki yazışmalarda, ilaç kutularının fotoğraflarının istendiği, iğne uygulamalarının ve ultrason kontrollerinin görüntüler üzerinden takip edildiği öne sürüldü. Hacer T.’nin bazı görüşmelerde fotoğrafla yetinmeyerek ultrason videosu istediği, kadınların kullandıkları dozları ve kalan ilaç miktarlarını kontrol ettiğini anlattığı belirtildi.
Hacer T., başka kadınlara gönderilen ilaçların temini konusunda Antalya’daki Baran ve Ankara’daki Filiz K. isimli kişilerden gelen ilaçları kadınlara ulaştırdığını ifade etti. Bu işlemleri kliniklerin talebi üzerine yaptığını söyleyen şüphelinin, eczacı olarak bildiği Nevzat isimli kişiyle reçetesiz ilaçların gönderilmesine ilişkin görüşmelerinin de dosyada yer aldığı öğrenildi.
Bir donörün ifadesinde, Gonal-F ve Gonapeptyl isimli ilaçların kendisine kargo veya otobüs aracılığıyla gönderildiğini, gönderimleri Hacer T.’nin yaptığını ve şüphelinin organizasyon işlerini yönettiğini söylediği belirtildi. Dosyada ayrıca kullanılmayan ilaçların satın alınması ve başka kadınlara gönderilmesiyle ilgili mesajlaşmaların bulunduğu kaydedildi.
Muayeneler Türkiye’de, işlemler yurt dışında
Soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, bazı donör adaylarının yurt dışındaki işlemler öncesinde İstanbul’da muayeneye götürüldüğü belirtildi. Bir donör, Hacer T.’nin kendisini iki kadınla birlikte Pendik’teki bir doktora götürdüğünü ve muayene ücretini nakit ödediğini anlattı. Hacer T.’nin de söz konusu anlatımı doğruladığı öğrenildi.
Hacer T.’nin Ümit isimli klinik irtibatıyla yaptığı görüşmelerde, kadınların İstanbul’daki muayene kayıtlarını istemediklerini söylediği ve muayenelerin kayıtsız şekilde gerçekleştirildiğini anlattığı iddia edildi. Şüphelinin bazı yazışmalarda kayıt yapılmamasını istediği, hekimlere toplu ödeme ve elden para verilmesi yöntemlerinden söz ettiği belirtildi.
Dosyadaki değerlendirmelerde, Türkiye’de gerçekleştirilen muayene ve hazırlık aşamalarının yurt dışındaki kliniklerde yapılan işlemlerle bağlantılı olduğu öne sürüldü. Kadınların bazılarının yurt dışına tek başına gittiği, bazılarının ise varışta şoförler tarafından karşılandığına ilişkin beyanlar da soruşturma dosyasına girdi.
Uçak biletleri ve seyahatler farklı kişilerce organize edildi
Soruşturma dosyasında, donör adaylarının seyahat organizasyonlarında birden fazla kişinin görev aldığına ilişkin tespitler yer aldı. Hayat İ., Özlem T. ve Enis K.’nın uçak bileti bağlantılarında isimlerinin geçtiği, bazı biletlerin ise şirketler tarafından satın alındığı belirtildi.
Klinikle iletişim kuran kişi, uçak biletini satın alan taraf ve yurt dışında karşılamayı gerçekleştiren kişinin farklı olabildiği değerlendirildi. Hacer T.’nin kendi donörlük işlemleri için Kıbrıs’a gittiğini, varışta şoför tarafından karşılandığını ve kan tahlili ile işlem sonrasında çoğunlukla aynı gün İstanbul’a döndüğünü anlattığı öğrenildi.
Dosyada, Tiran ve Batum bağlantılarının da organizasyonun farklı kolları olarak değerlendirildiği belirtildi. Bununla birlikte, seyahatlerin her birinde aynı kişilerin görev almadığı, bazı kadınların yalnız seyahat ettiği ve farklı aracılar üzerinden işlem yaptığına ilişkin anlatımların bulunduğu kaydedildi.
Para trafiğinde Muharrem Ş. öne çıktı
Soruşturma kapsamında incelenen Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) kayıtlarında, Hacer T. ile Muharrem Ş. arasında karşılıklı para transferleri bulunduğu tespit edildi. Dosyada, 4 Eylül 2024 ile 26 Temmuz 2026 arasındaki listelenen hesap hareketlerinde Muharrem Ş.’den Hacer T.’ye 1 milyon 347 bin 341 lira 53 kuruş, Hacer T.’den Muharrem Ş.’ye ise 1 milyon 253 bin 650 lira aktarıldığı belirtildi.
İki kişi arasındaki karşılıklı para transferlerinin toplamı 2 milyon 600 bin 991 lira 53 kuruş olarak kaydedildi. Dosyada ayrıca Hacer T.’nin hesabına listelenen 1 milyon 373 bin 501 lira 53 kuruşluk giriş ve hesabından listelenen 1 milyon 394 bin 750 liralık çıkış hareketleri yer aldı. Listelenen giriş ve çıkışların toplam hacminin 2 milyon 768 bin 251 lira 53 kuruş olduğu belirtildi.
Hesap hareketlerinde ilaç, muayene, yol masrafları ve borç ilişkilerine ilişkin açıklamaların da bulunduğu, bu nedenle söz konusu tutarların doğrudan organizasyonun net kazancını göstermediği kaydedildi.
Dosyada yer alan bir başka tespitte, Hacer T.’nin 23 Temmuz 2026’da bir kadına 45 bin lira gönderdiğini söylediği, aynı gün söz konusu tutarın Muharrem Ş.’nin hesabından ilgili kişinin hesabına aktarıldığı belirtildi. Hacer T.’nin bu ödemenin kullanılmayan ilaçların satın alınmasıyla ilgili olduğunu ifade ettiği öğrenildi.
Hacer T.’nin Muharrem Ş.’yi 2025 yılında tanıştığı erkek arkadaşı olarak tanımladığı, ilaç temini ve para transferlerine ilişkin bağlantıların da soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi.
Donör ücretleri ve aracı komisyonları pazarlık konusu oldu
Soruşturma dosyasındaki mesajlaşmalarda, donörlere ödenecek ücretler ve aracılara verilecek komisyonlar konusunda çok sayıda pazarlık yapıldığı öne sürüldü. Bazı anlatımlarda, bir işlemden 8-10 bin avro gelir elde edildiği, donöre ise 800-1.000 avro ayrıldığı belirtildi. Ücretlerin kliniklere, işlem sonuçlarına ve elde edilen yumurta sayısına göre değiştiği kaydedildi.
Kaynak: İHA




