Ankara’nın Çubuk ilçesinde kurulan Kayı Obası, geleneksel otağları, at biniciliği ve okçuluk faaliyetleriyle Türk kültürünü gelecek nesillere taşıyor.
Ankara’nın Çubuk ilçesinde Devlet-i Aliyye Ocakları tarafından kurulan Kayı Obası, geleneksel otağları, at biniciliği ve okçuluk faaliyetleriyle dikkat çekiyor. Çocukların Türk kültürünü yaşayarak öğrenmesini amaçlayan obada, ziyaretçiler hem geleneksel el sanatlarını tanıma hem de at binip ok atma deneyimi yaşama fırsatı buluyor. Kayı Obası’nı gelecek nesillere miras bırakmayı hedeflediklerini ifade eden Sultan 2’inci Abdülhamid Han’ın dördüncü kuşak torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, "Biz, bu projeye yaklaşık 1,5 sene önce başladık.
Torunlarımıza miras bırakacağımız bir projeye imza atıyoruz. Burada obalar yaptık. Buraya sadece Ankara’dan değil, Türkiye’nin her yerinden insanlar geliyor. Burası çocuklarımızın vazgeçilmezi oluyor. Her zaman vatanımızın, milletimizin hizmetçisi olmaya devam edeceğiz. Herkesten çok olumlu dönüşler alıyoruz. Buraya Osmanlı’yı hissettirebilecek bir oba kurduk" dedi.
"Kayı Obası hiçbir ticari faaliyet gözetmeksizin tamamen hizmet odaklı yapılmış olan bir projedir"
Mehmet Karapınar, Kayı Obası’nı çocukların Türk kültür ve medeniyetini yaşayarak öğrenebilecekleri bir ortam oluşturmak amacıyla kurduklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Çocuklarımızın kötü ortamlara gitmeden kendi kültür ve medeniyetlerini öğrenerek ve yaşayarak yetişmeleri için bu obayı kurduk. Kayı Obamızda Türk usulü kurulmuş otağlarımız, at binme alanımız, kilim hanemiz, marangoz hanemiz ve aş hanemiz var. Bunun yanında ufak bir mini hayvanat bahçemiz var. İçerisinde ördeklerimiz, tavuklarımız, tavşanlarımız var. Çocuklarımızın gün boyu vakit geçirebileceği at binme ve ok atma faaliyetlerimiz var.
Kayı Obası hiçbir ticari faaliyet gözetmeksizin tamamen hizmet odaklı yapılmış olan bir projedir."
"Türk’ün asırlardır yoldaşı olan atlarımızla insanları buluşturup, at biniciliğini hatırlatmak istiyoruz"
Ziyaretçileri geleneksel Alp kıyafetleriyle karşılayarak okçuluk ve at biniciliği kültürünü tanıttıklarını vurgulayan kemankeş ocağı sorumlusu Harun Reşit Şeker, "Bizler obamızda geleneksel Alp kıyafetleri ile misafirlerimizi geçmişin o hatıralarına götürmek istiyoruz. Kemankeş ocağımızda okçuların piri Sa’d bin Ebu Vakkas efendimizden el alarak ‘Ya Hakk’ deyip oklarımızı atıyoruz. Türk’ün asırlardır yoldaşı olan atlarımızla insanları buluşturup, at biniciliğini hatırlatmak istiyoruz. Buradaki temel hedefimiz gelen misafirlerimize kendi geleneklerimizi, kültürümüzü ve tarihimizi hatırlatabilmektir" şeklinde konuştu.
"Misafirlerimiz kendilerini bir Kayı Obası platosunun içerisinde buluyorlar"
Şeker, Kayı Obası’nın hafta sonları 150 ile 250 arasında ziyaretçi ağırladığını söyleyerek, "Buraya hafta sonu gelen misafirlerimiz öncelikle kendilerini bir Kayı Obası platosunun içerisinde buluyorlar. Kıl çadırlarımızda eski atmosferi, o günkü günleri yaşıyorlar. Misafirler atlara binerek, eskiden atlara binip insanların neler yapmış olduklarını yaşıyorlar. Her gelen misafirimiz illa bir ok atsın istiyoruz. Onlara bir ok attırıyoruz. Hafta sonları şu anlık 150-250 arası misafirlerimiz oluyor.
Bu sayı tabii zamanla da artacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Foto Galeri (6 fotoğraf)
Kaynak: İHA




