Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türk Dil Bayramı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Açıklamasında, bir milletin sınırlarının yalnızca sınır taşlarıyla değil, kelimeleriyle de çizildiğini kaydeden Destici, dilini kaybeden milletlerin zamanla hafızasını, şahsiyetini ve dünyadaki yerini de kaybedeceğini vurguladı.

Destici, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Türkçe; yalnızca konuştuğumuz bir dil değil, millet olarak varlığımızı sürdürdüğümüz manevi vatanımızdır. Orhun Kitabeleri’nden Kutadgu Bilig’e, Dede Korkut’tan Yunus Emre’ye, Kaşgarlı Mahmud’dan Aşık Paşa’ya, Fuzuli’den Mehmet Akif’e uzanan büyük medeniyet birikimimiz Türkçenin kelimelerinde yaşamaktadır. 26 Eylül 1932’de toplanan Birinci Türk Dili Kurultayı, Türkçenin korunması, geliştirilmesi ve bilim dili haline getirilmesi yolunda tarihi bir iradenin ifadesidir. Bugün bize düşen ise bu iradeyi çağın şartları içinde yeniden güçlendirmektir. Türkçemiz; eğitimden bilime, sanattan teknolojiye, devlet hayatından dijital dünyaya kadar bütün alanlarda açık, güçlü ve üretken bir dil olarak yaşatılmalıdır. Şehirlerimizi kuşatan yabancı tabelalar, dilimize gereksiz yere giren yabancı kelimeler ve özellikle gençlerimizin ifade dünyasını daraltan özensiz dijital dil karşısında seyirci kalamayız. Bir millet kendi diliyle düşünemiyorsa başkalarının kavramlarıyla düşünmeye, kendi diliyle bilim üretemiyorsa başkalarının bilgisini tüketmeye mahkum olur. Türkçeye sahip çıkmak, yabancı dil öğrenmeye karşı çıkmak değildir. Mesele, dünyaya açılırken kendimiz olarak kalabilmek; başka dilleri öğrenirken kendi dilimizi geri plana atmamaktır."

Türkçenin önemi ve korunması

Türkçenin aynı zamanda Adriyatik’ten Türkistan’a uzanan büyük Türk dünyasının müşterek sesi ve gelecekteki birliğinin en kuvvetli bağı olduğuna değinen Destici, "Ortak alfabe çalışmalarını, karşılıklı eser tercümelerini ve Türk lehçeleri arasındaki kültürel iletişimi güçlendirmek, yalnızca bir dil meselesi değil, tarihi bir sorumluluktur. Büyük Birlik Partisi olarak Türkçenin devletimizin, eğitimimizin, bilimimizin ve kültür hayatımızın temel direği olduğuna inanıyoruz. Türkçemizi korumak, zenginleştirmek ve gelecek nesillere bütün ihtişamıyla ulaştırmak, milli bağımsızlığımızın vazgeçilmez şartıdır. Türkçe bizim sesimiz, hafızamız ve dünyaya vurduğumuz milli mührümüzdür. Bu duygularla Türkçemize emek veren bütün akademisyenlerimize, yazar ve şairlerimize şükranlarımızı sunuyorum. Türk Dil Bayramımız kutlu olsun" açıklamasında bulundu.