Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "İç politikadaki görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletimizin, BM kürsüsünden bir savaş suçlusu tarafından hedef alınması kabul edilemez" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’ndaki açıklamalarına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. BM kürsüsünün katliamların ve savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "İsrail Başbakanı Netanyahu’nun BM 81. Genel Kurulu’nda; Gazze’de yaşanan ağır insani tabloyu yok sayan, 70 binin üzerinde masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya çalışan ve Türkiye başta olmak üzere kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan küstah dili asla kabul edilemez. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu diplomatik heyetlerin salonu terk ederek ortaya koyduğu tepki, uluslararası hukuku ve insanlık onurunu hiçe sayan bu zihniyete verilmiş tarihî bir cevaptır. Netanyahu dün boş kalan salona konuşmuştur. Çünkü kendisi, insanlık vicdanında zaten mahkûm olmuştur" ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti ve milletine yönelik saldırı
Netenyahu’nun kürsüdeki konuşmasında Türkiye’yi hedef almasının kabul edilemez olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, "İç politikadaki görüş ayrılıklarımız ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletimizin, BM kürsüsünden bir savaş suçlusu tarafından hedef alınması kabul edilemez. Cumhuriyet Halk Partisi, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesini sadece bir söylem değil, dış politikasının vazgeçilmez temeli sayar" açıklamasında bulundu.
Filistin halkına destek
Kılıçdaroğlu Filistin halkının yanında olduklarını vurgulayarak şunları kaydetti: "Bizim safımız bellidir: Biz; ezilen, bombalanan, yaşam hakkı gasp edilen Filistin halkının, barışın ve adaletin yanındayız. Dünya, şiddetin ve işgalin normalleştirilmesine teslim olmamalıdır. Filistin meselesinin kalıcı çözümü; uluslararası hukuk çerçevesinde, 1967 sınırları esas alınarak, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün derhal hayata geçirilmesidir. Tarihsel sorumluluğumuzun gereği olarak bir kez daha haykırıyoruz; Filistin halkı yalnız değildir. Bu katliamların failleri ve sessiz kalanlar, günü geldiğinde uluslararası adalet önünde mutlaka hesap verecektir."
Kaynak: İHA




