Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Işıkay, çocuklarda kısa süreli dalma ve çevreyle iletişimin kesilmesinin epileptik nöbet belirtisi olabileceğine dikkat çekerek aileleri önemli uyarılarda bulundu. Çocuklarda zaman zaman görülen dalıp gitme, çevreye karşı ilgisiz görünme ve seslenildiğinde kısa süreli tepki vermeme gibi durumlar, çoğu zaman aileler tarafından dalgınlık ya da dikkat eksikliği olarak algılanabiliyor. Ancak Prof. Dr. Işıkay, bu belirtilerin bazı çocuklarda epileptik nöbetlerin habercisi olabileceğini belirterek, özellikle tekrarlayan ve benzer şekilde ortaya çıkan dalma ataklarının mutlaka dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Işıkay, çocukluk çağında görülen epileptik nöbetlerin her zaman belirgin kasılma veya düşme gibi dışa vurumlarla ortaya çıkmadığını ifade etti. Bazı nöbetlerin sadece birkaç saniyelik dalma ve farkındalık kaybı şeklinde olabileceğini belirten uzman, bu tür nöbetlerin gözden kaçabileceğini söyledi. "Çocuk oyun oynarken, ders dinlerken ya da konuşma sırasında aniden duruyor, birkaç saniye boyunca çevresindeki olaylara tepki vermiyor ve ardından kaldığı yerden devam ediyorsa, bu durumun altında yatan nedenin araştırılması gerekir" dedi. Ayrıca, bu tür atakların sık tekrarlanmasının epileptik nöbet olasılığını artırdığını belirtti.

Her dalma durumunun epilepsi anlamına gelmediğini de ifade eden Prof. Dr. Işıkay, yorgunluk, uyku düzensizliği ve dikkat sorunlarının da benzer belirtilere yol açabileceğini açıkladı. Bu nedenle tanı sürecinde belirtilerin özellikleri, ortaya çıkış sıklığı ve atak sırasında çocuğun çevresine tepki verip vermediğinin değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti. Gerekli durumlarda ise çocuk nörolojisi muayenesi ve elektroensefalografi (EEG) gibi ileri tetkiklerin yapılmasının tanı koymada yardımcı olacağını söyledi.

Ailelere çocuklarında tekrarlayan dalma ataklarını fark ettiklerinde bu durumları göz ardı etmemeleri konusunda uyarıda bulunan Prof. Dr. Işıkay, mümkünse atakların süresinin, sıklığının ve hangi durumlarda ortaya çıktığının not edilmesinin tanı ve değerlendirme sürecine önemli katkı sağlayacağını belirtti. Bu tür bilgiler, uzman hekimlerin doğru tanı koymasını ve uygun tedavi planı oluşturmasını kolaylaştırmaktadır.

Prof. Dr. Işıkay, nöbet şüphesi bulunan çocukların mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Erken tanı ve uygun tedavinin, çocukların sağlıklı gelişimini desteklemede kritik bir rol oynadığını ifade etti. Bu nedenle ailelerin çocuklarındaki bu tür belirtileri ciddiye alarak zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, çocuklarda kısa süreli dalma ve çevreyle iletişimin kesilmesi gibi belirtiler, sadece basit dalgınlık olarak geçiştirilmeyip, epileptik nöbet olasılığı açısından da değerlendirilmelidir. Bu konuda farkındalığın artırılması, çocukların erken dönemde doğru tanı ve tedaviye ulaşmasını sağlayarak yaşam kalitelerinin korunmasına yardımcı olacaktır.