Ordu'da yaşayan 61 yaşındaki Celalittin Bıçakçı'nın dilinde uzun süredir iyileşmeyen bir yara şikayeti üzerine başvurduğu Medical Park Ordu Hastanesi'nde yapılan kapsamlı muayene ve tetkikler sonucunda dilinde kanserli tümör tespit edildi. Hastanın durumu detaylı patolojik incelemelerle doğrulanarak, cerrahi müdahale kararı alındı. Bu süreç, hastanın yaşam kalitesini artırmak ve hastalığın ilerlemesini önlemek amacıyla titizlikle planlandı.
Yaklaşık 6 saat süren ameliyat, deneyimli Kulak Burun Boğaz uzmanları Prof. Dr. Hakan Korkmaz ve Doç. Dr. Mukadder Korkmaz tarafından gerçekleştirildi. Operasyon sırasında sadece dildeki tümörlü doku çıkarılmakla kalınmadı, aynı zamanda her iki boyundaki lenf bezlerine yönelik kapsamlı bir cerrahi işlem olan iki taraflı boyun diseksiyonu da uygulandı. Bu işlem, kanserin yayılımını önlemek ve hastalığın kontrol altına alınmasını sağlamak amacıyla yapıldı.
Boyun diseksiyonu, lenf nodlarının cerrahi olarak çıkarılması işlemidir ve kanserli hastalarda hastalığın yayılımını değerlendirmek ve tedavi etmek için kritik öneme sahiptir. Bu kapsamlı ameliyat sayesinde, hastanın hem dilindeki tümör hem de lenf bezlerindeki olası kanser hücreleri etkili bir şekilde temizlenmiş oldu. Operasyonun uzun sürmesi, işlemin ne denli titizlikle ve detaylı yapıldığını göstermektedir.
Prof. Dr. Hakan Korkmaz, dildeki tümörlerin tedavisinde hastalığın yayılım durumu ve özelliklerinin dikkatlice değerlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Tedavi planının, yapılan muayene ve tetkiklerin sonuçlarına göre oluşturulduğunu belirten Korkmaz, cerrahi tedavide sadece tümörlü dokunun çıkarılmasının değil, aynı zamanda boyun bölgesindeki lenf bezlerinin de değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Bu yaklaşım, hastanın tedavi başarısını artırmak için standart bir uygulama olarak kabul edilmektedir.
Uzman doktor, dil ve ağız içinde özellikle iki haftadan uzun süre iyileşmeyen yaraların kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Böyle lezyonların erken dönemde uzman hekimler tarafından incelenmesinin, doğru tanı konulması ve uygun tedavi planının oluşturulması açısından kritik olduğunu söyledi. Bu uyarı, ağız ve baş-boyun kanserlerinde erken tanının tedavi başarısını doğrudan etkilediğine işaret etmektedir.
Ameliyat sonrası süreç hakkında konuşan Celalittin Bıçakçı, dilindeki yaranın iyileşmediğini fark ettiği anda hastaneye başvurduğunu ve tetkiklerin ardından tedavi sürecinin başladığını belirtti. Ameliyatın başarılı geçmesinden ve kendisiyle ilgilenen sağlık ekibinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Hastanın bu olumlu deneyimi, erken başvurunun ve profesyonel sağlık hizmetinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Son olarak, uzmanlar, özellikle dil ve ağız içindeki yaraların iki haftadan uzun süre iyileşmemesi, büyüme göstermesi veya kanama gibi belirtiler taşıması durumunda mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Erken tanı ve müdahalenin, ağız ve baş-boyun bölgesi kanserlerinde tedavi sürecinin planlanması ve hastanın yaşam kalitesinin korunması açısından kritik rol oynadığı vurgulanıyor.
Kaynak: İHA




