Prof. Dr. Mehmet Hilmi Doğu, "Kronik Miyeloid Lösemi (KML), günümüzde etkili tedavilerle kontrol altında tutulabiliyor ve hastalar normal günlük yaşamına devam edebiliyor" dedi.

Kronik Miyeloid Lösemi (KML), kemik iliğinde kan hücrelerinin üretiminden sorumlu kök hücrelerin anormal çoğalmasıyla ortaya çıkan ve yavaş seyirli ilerleyen bir kan kanseri türü olarak biliniyor. Hastalıktan sorumlu olan 9. ve 22. kromozom arasındaki translokasyondan yola çıkılarak her yıl 22 Eylül’de kutlanan Dünya KML Günü, hastalığa yönelik farkındalığın artırılması ve erken tanı ile düzenli takip konusunda toplumun bilinçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Liv Hospital Ulus Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Hilmi Doğu, KML’nin günümüzde gelişen tedavi seçenekleri sayesinde uzun yıllar kontrol altında tutulabildiğine dikkat çekerek hastaların düzenli takiplerini aksatmaması gerektiğini vurguladı.

KML erken evrede belirti vermeyebilir

Kronik Miyeloid Lösemi’nin özellikle erken evrelerinde herhangi bir belirtiye neden olmayabileceğini belirten Prof. Dr. Mehmet Hilmi Doğu, hastalığın çoğu zaman rutin kan tetkikleri sırasında fark edilebildiğini söyledi.

Prof. Dr. Doğu, "KML bazı hastalarda herhangi bir şikâyete neden olmadan ilerleyebilir ve rutin kan tahlillerinde lökosit yüksekliği gibi bulgularla tesadüfen saptanabilir. Bunun yanında halsizlik, dalakta büyümeye bağlı karında dolgunluk hissi, kilo kaybı, çabuk yorulma gibi belirtiler de görülebilir. Bu bulguların tek başına KML anlamına gelmediğinin altını çizmek gerekir ancak özellikle kalıcı kan değerleri değişikliklerinde ileri değerlendirme yapılması önemlidir" dedi.

Tanıda moleküler testlerin önemi

KML’nin karakteristik özelliğinin belirli bir genetik değişiklik olduğunu belirten Prof. Dr. Doğu, tanı sürecinde moleküler incelemelerin önemine dikkat çekti.

Prof. Dr. Doğu, "KML’nin oluşumunda 9. ve 22. kromozomlar arasında gerçekleşen değişiklik sonucunda BCR-ABL1 adı verilen anormal bir gen ortaya çıkar. Bu genin tespit edilmesi, KML tanısının konulmasında ve hastalığın takibinde önemli rol oynar. Günümüzde ileri moleküler yöntemler sayesinde hastalığın tedaviye verdiği yanıt çok hassas şekilde izlenebiliyor" ifadelerini kullandı.

Hedefe yönelik tedaviler ve düzenli takip

KML tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Mehmet Hilmi Doğu, hedefe yönelik tedavilerin hastalığın kontrol altına alınmasında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti: "KML tedavisinde kullanılan hedefe yönelik ilaçlar, hastalığın biyolojik mekanizmasını hedef alarak lösemik hücrelerin çoğalmasını baskılamayı amaçlıyor. Bu tedaviler sayesinde günümüzde pek çok hasta hastalığını uzun yıllar boyunca kontrol altında tutarak normal gündelik yaşamını sürdürebiliyor. Ancak tedavinin başarısında yalnızca kullanılan ilaç değil, tedaviye uyum ve düzenli moleküler takip de büyük önem taşıyor."

KML’nin kronik seyirli bir hastalık olması nedeniyle düzenli takiplerin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğu, hastaların herhangi bir şikâyeti bulunmasa dahi hekim kontrollerini sürdürmesi gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Doğu, "KML tedavisi sırasında hastaların kendilerini iyi hissetmeleri, hastalığın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle hekim tarafından belirlenen kontrol programına uyulması ve moleküler takiplerin zamanında yapılması son derece önemli. Tedaviye verilen yanıtın düzenli olarak değerlendirilmesi, gerektiğinde tedavi stratejisinde değişiklik yapılmasına olanak sağlıyor" diye konuştu.

Günümüzde KML tanısının geçmiş yıllara kıyasla çok farklı bir anlam taşıdığını belirten Prof. Dr. Mehmet Hilmi Doğu, hastaların doğru bilgiye ulaşmasının ve tedavi sürecini hekimleriyle birlikte yürütmesinin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: "Günümüzde KML tanısı alan hastalar için tedavi seçenekleri oldukça gelişmiş durumda. Hastalığın uzun dönem kontrolünü sağlamak mümkün. Bu noktada hastaların tedavilerini düzenli kullanmaları, kontrollerini aksatmamaları ve herhangi bir yan etki veya sorun yaşadıklarında hekimleriyle iletişim kurmaları büyük önem taşıyor. Dünya KML Günü’nün de bu konuda hem hastalar hem de toplum açısından farkındalık oluşturmasını önemsiyoruz."