Şah damarında yüzde 90’a yakın darlık tespit edilen 70 yaşındaki İlhami Adıgüzel, felç riskine karşı ameliyat olmaya karar verdi ancak operasyon sırasında uyutulmak istemedi. Ankara’dan İstanbul’a gelen Adıgüzel, Kalp Damar Cerrahisi Uzmanları Prof. Dr. Cengiz Köksal ve Doç. Dr. Emre Selçuk tarafından gerçekleştirilen ameliyat sırasında uyanık kaldı. Doktorlarıyla konuşarak operasyon geçiren Adıgüzel, sakinleştirici ilaç dahi almadan ameliyatı tamamladı.

Her yıl düzenli sağlık kontrollerini yaptıran İlhami Adıgüzel’in (70) kontrol sırasında şah damarında yüzde 90’a yakın darlık tespit edildi. Felç geçirme riski konusunda uyarılan Adıgüzel, ameliyatın uyutulmadan yapılmasını istedi. Ankara’dan İstanbul’a gelen Adıgüzel, Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahisi Uzmanları Prof. Dr. Cengiz Köksal ve Doç. Dr. Emre Selçuk tarafından gerçekleştirilen operasyon sırasında tamamen uyanık kaldı. Yaklaşık 45 dakikalık hazırlığın ardından başlayan operasyon yaklaşık 15 dakika sürdü.

Şah damarındaki tıkanıklık ve ameliyat süreci

Hastanın kendilerine başvurduğunda şah damarında yüzde 80 civarında ciddi bir darlık bulunduğunu belirten Prof. Dr. Cengiz Köksal, hastanın felç riskinin farkında olduğunu söyledi. Damarın ileri derecede kireçli ve tıkalı bir yapıda olduğunu belirten Prof. Dr. Köksal, "İlhami bey bize geldiğinde şah damarında yüzde 80 darlık vardı. Daha önce de kendisine ameliyat önerilmişti. Özellikle bizim şah damarı ameliyatlarında kullandığımız özel teknikler nedeniyle bizi tercih etti" dedi.

Şah damarı ameliyatlarının her zaman hastanın tamamen uyutulmasını gerektirmediğini belirten Prof. Dr. Köksal, Adıgüzel’in operasyon boyunca doktorlarla konuştuğunu söyledi. Ameliyat sırasında beynin kan akışının devamlılığını sağlamak için şant adı verilen özel bir sistem kullandıklarını belirten Prof. Dr. Köksal, "Ameliyat boyunca hiç uyumadı. Hep konuşarak bu ameliyatı yaptık. Şant dediğimiz sistemle de beynin kan akışını ameliyat sırasında kesintiye uğratmadık" ifadelerini kullandı.

Ameliyatın uyanık yapılmasının avantajları

Ameliyatın uyanık şekilde yapılmasının önemli avantajlarından birinin hastanın nörolojik durumunun operasyon sırasında takip edilebilmesi olduğunu belirten Doç. Dr. Emre Selçuk, hastanın ameliyat sırasında konuşmasının ve sorulara yanıt vermesinin beyin fonksiyonlarının değerlendirilmesine katkı sağladığını söyledi. Doç. Dr. Selçuk, "Şah damarı darlıkları ve tıkanıklıkları felçlerin ve kalıcı kayıpların en sık sebeplerinden biri. İyi olan şu ki doğru zamanda tespit ettiğimizde bu damar hastalıklarını tedavi edebiliyoruz. İlhami Bey’in damarı oldukça kireçliydi ve stent işlemine uygun değildi. Bu nedenle açık ameliyatı tercih ettik" dedi.

Ameliyat sırasında şant yöntemiyle beynin kan akışını koruduklarını belirten Doç. Dr. Selçuk, "Hastamıza genel anestezi vermeden, uyanıkken ve bizimle konuşurken bu operasyonu yaptık. Böylece hem genel anestezinin getirebileceği risklerden kaçınmış olduk hem de ameliyat sırasında hastamızın nörolojik durumunu anlık olarak değerlendirebildik" diye konuştu.

Hastanın ameliyat deneyimi

Ameliyat öncesinde farklı doktorlarla görüştüğünü ve operasyonun uyutulmadan yapılmasını istediğini anlatan İlhami Adıgüzel ise yaşadığı süreci şöyle anlattı:

"Her sene normal kontrollerimi yaptırırım. Bir kontrol sırasında şah damarımın yüzde 90 kapalı olduğunu söylediler. ‘Hemen önlemini almanız lazım’ dediler. Ben de tedirgin oldum. Ameliyatın uyutulmadan yapılıp yapılamayacağını araştırmaya başladım. Çok doktorla görüştüm ama bana ‘Narkoz vermemiz lazım, sizi uyutmamız lazım’ dediler. Ameliyathaneye girdim. Hocama ‘Bir romantik müzik çalabilir misiniz?’ dedim. ‘Hangi müziği istiyorsun?’ diye sordu. Titanic müziğini istedim. Sonu iyi değil Titanic’in ama müziği güzel dedim. Titanic müziği eşliğinde ameliyatımı oldum. Uyumadım, hatta sakinleştirici bile vermediler. Ben istemedim."