Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bahçeşehir Üniversitesinde düzenlenen ‘Kurumlarda Yapay Zeka: Güvenlik, Etik, Entegrasyon ve Ekonomik Değer’ başlıklı sempozyumda Türkiye’nin yapay zeka alanındaki 2030 hedeflerini açıkladı. Bakan Kacır, "81 ilimizde kuracağımız Yapay Zeka Okuryazarlığı Atölyeleriyle iki yılda 5 milyon vatandaşımıza ulaşacağız. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz" dedi.
Bahçeşehir Üniversitesi’nin Beşiktaş’taki güney kampüsünde düzenlenen sempozyuma; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Esra Hatipoğlu, dekanlar, iş dünyasından temsilciler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Sempozyumda yapay zekanın kurumlara sunduğu fırsatlar ile güvenlik, etik, entegrasyon ve ekonomik değer başlıkları ele alındı.
Ayrıca yapay zekanın iş süreçlerine güvenli ve kontrollü şekilde entegrasyonu, veri güvenliği, kişisel verilerin ve ticari sırların korunması ile kurumsal dönüşüm konuları değerlendirildi. Programda Bakan Kacır ve Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu birer konuşma yaptı.
Yapay Zekada İnsan Merkezli Yaklaşım
Kacır, yapay zekanın insani değerlerin önüne geçmemesi gerektiğinin altını çizdi. Yaygın biçimde kullanılan yapay zeka modellerinin tek tipleştirici doğasının farklı toplumların hafızasının, değer dünyasının, dil zenginliğinin ve hayat tecrübesinin göz ardı edildiği bir dijital geleceğin kapılarını araladığını belirtti.
"Yanı başımızda, Gazze’de ise yapay zekanın saldırı hedeflerinin belirlenmesinde kullanılması ise ahlaki pusulası olmayanların elinde bu teknolojinin nasıl bir yıkım aracına dönüşebildiğinin açık ispatı niteliğindedir. Hiçbir algoritma, insanın ahlaki ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldıramaz. Hiçbir teknolojik üstünlük, sivillerin yaşam hakkının yok sayılmasının utancını örtemez. İnsanı merkeze almayan, adaleti gözetmeyen, mahremiyeti korumayan bir zeminde geliştirilen teknoloji; insanlığın hayrına netice üretemez. Teknolojiyi insanlık için adalet ve merhamet ilkeleriyle şekillendirmek, medeniyet anlayışımızın bize yüklediği bir sorumluluktur" dedi.
Milli Teknoloji Hamlesi ve Yapay Zeka Ekosistemi
Bakan Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla yapay zekayı vatandaşlar ve tüm insanlık için bir refah vesilesine dönüştürecek iradeye ve birikime sahip olduklarını vurguladı. Son 23 yılda adım adım inşa edilen araştırma, yenilik ve üretim ekosistemiyle bu birikimin temellerinin atıldığını söyledi.
TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü ile akademideki yetkinlik sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturuluyor, kritik teknolojilerde milli kabiliyetler geliştiriliyor. TÜBİTAK Yapay Zeka Ekosistem Çağrılarıyla yerli yapay zeka teknolojilerinin ürüne, hizmete ve ekonomik değere dönüşmesi sağlanıyor.
Rekabet Öncesi İş Birliği Programı kapsamında Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Sektörel Uyarlama Çağrısı’yla sektörlerin ihtiyaçlarına yanıt verecek projeler hızlandırılıyor. KOSGEB Yapay Zeka Kredi Programı ile KOBİ’lere maliyet ve rekabet avantajı sağlanıyor.
Dünyanın en büyük teknoloji festivali TEKNOFEST, Milli Teknoloji Uzmanlık Programları, Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüste programları, 42 Okulları ve Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi gibi uygulamalarla gençler yapay zekâ çağının gerektirdiği yetkinliklerle buluşturuluyor.
Yapay zeka teknolojilerinde ileri düzey araştırmalar ve özgün modeller geliştirmek için yüksek hesaplama kapasitesine sahip altyapılar oluşturuldu. Araştırmacıların ve girişimcilerin ihtiyaç duyduğu işlem kapasitesini artırmak üzere yüksek başarımlı hesaplama kümeleri hizmete alındı.
Yapay zekâ girişimlerinin EuroHPC süper bilgisayarlarından ücretsiz yararlanması ve MareNostrum 5’in işlem kapasitesine erişimi sağlandı. HIT-30 Programı ile zekâ ve veri merkezi yatırımları hızlandırılıyor, hesaplama kapasitesi büyütülüyor ve dijital altyapı güçlendiriliyor.
Yapay Zeka Eylem Planı ve Etik Kurul
Bakan Kacır, yapay zeka teknolojisinin Türkiye’nin kalkınmasında neredeyse tüm alanlarda kullanılmasının önemine değindi. Kamu, özel sektör ve akademi çevresinden uzmanların yanı sıra toplumun her kesiminden görüş ve öneriler dikkate alınarak hazırlanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile yol haritası ortaya kondu.
Plan, "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" olmak üzere dört temel eksen üzerine inşa edildi. Yapay zeka ekosistemini güçlendirecek 16 eylem ve 2030 yılına yönelik somut hedefler belirlendi. 81 ilde kurulacak Yapay Zeka Okuryazarlığı Atölyeleriyle iki yılda 5 milyon vatandaşa ulaşılması hedefleniyor.
10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilecek. Sağlıktan tarıma, eğitimden elektronik ticarete farklı alanlarda en az 2 bin kamu veri seti Ulusal Veri Kütüphanesi’nde erişime açılarak yenilikçi çözümler geliştirilecek.
Dijital altyapı, yapay zekâ modellerinin büyümesi ve işlem gücü ihtiyacının artması nedeniyle bu dönüşümün gerektirdiği ölçekte büyütülecek. Enerji verimliliği ve uluslararası standartlar gözetilerek veri merkezlerinin toplam kurulu gücü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştırılacak.
Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynak harekete geçirilecek. Toplumun hafızasını, değer dünyasını ve dil zenginliğini yansıtan BİLGE dil modeli araştırmacılar ve girişimcilerle buluşturulacak.
Yapay zekâ kuponlarıyla KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu teknolojilere erişimi kolaylaştırılacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda yenilikçi fikirlerin sahada test edilmiş ürünlere dönüşmesi desteklenecek.
Öncelikli sektörlerde kurulacak düzenleyici deney alanlarıyla girişimciler yenilikçi çözümlerini güvenli ve öngörülebilir şartlarda test edebilecek. Bu deney alanlarından elde edilen tecrübeler düzenlemelerin geliştirilmesi ve başarılı uygulamaların yaygınlaşması için referans olacak.
Güven vermeyen yapay zekâ uygulamalarının kabul görmesinin mümkün olmadığı vurgulanarak, kamu olarak sağlık, eğitim ve istihdam gibi alanlarda sistemlerin muhtemel etkilerinin kullanıma sunulmadan önce değerlendirilmesi esas alınacak. İnsan denetimi ve teknik güvenlik testleri süreçlerin ayrılmaz parçası olacak.
Oluşturulacak Ulusal Yapay Zeka Etik Kurulu; mahremiyetin korunması, ayrımcılığın önlenmesi ve çocukların güvenliği başta olmak üzere geliştiricilere ve kurumlara rehberlik edecek. Ortak ilkeler uygulamada karşılığı olan rehberlerle somutlaştırılacak.
Hakların korunduğu, sorumlulukların açıkça tanımlandığı ve yeniliğin önünün açıldığı dijital geleceğin inşasında hukukçuların katkısı önemli bulunuyor.
Bahçeşehir Üniversitesi Rektörünün Değerlendirmesi
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın ardından konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, dijital yapay zekayı teknolojik yenilik olmasının yanında kurumların karar alma biçimini, üretme kapasitesini ve geleceğe hazırlanma anlayışını yeniden düşünmesini gerektiren stratejik bir dönüşüm alanı olarak gördüklerini belirtti.
Prof. Dr. Hatipoğlu, "Kurumsal Yapay Zeka sempozyumumuzu da tam olarak bu anlayışla kurguladık. Üzerinde durduğumuz temel konu, bu teknolojiyi insanı merkeze alan, güveni koruyan ve gerçek değer üreten bir anlayışla nasıl yöneteceğimizdir." dedi.
Gün boyunca gerçekleştirilecek dört panelde yapay zekanın iç süreçlerine entegrasyonundan güvenlik kullanımına, veri ve hukuki sorumluluktan ekonomik değerine uzanan farklı boyutlar ele alınacak. Böylece yapay zeka tek bir teknoloji başlığı altında değil, kurumların bütüncül dönüşümünü ilgilendiren bir perspektifle değerlendirilecek.
Kaynak: İHA




