Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, dünya genelinde internet sitelerinin büyük bir kısmının aynı altyapıda olduğunu ve bu durumun da siber saldırılara açık bir zemin oluşturduğunu söyleyerek, "Saldırılardan korunmanın en güçlü çözümü yerli yazılımlara sahip olmak" dedi.
Aynı altyapıda bulunan kötü niyetli kullanıcıların hızlı bir şekilde bilgileri çalabileceğini söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Her geçen gün siber saldırı, siber savaş hatta birçok yerde dijital kıyamet diye geçiyor, bu ifadeyi çok fazla duymaya başladık. Tabi eskiden bunlar bilim kurgu gibi algılanıyordu ama bunu günümüzde bizzat yaşıyoruz. Özellikle açık kaynak sistemlerin yaygınlaşması, hayatımızın her yerinde hem cihaz olarak hem de yazılım olarak teknolojiyi kullanıyor olmamız da bu riskleri yanına getiriyor ve bu tehlikelerin her geçen gün daha fazla artmasına sebebiyet veriyor.
Son birkaç gün içerisinde duyduğumuz yazılımdaki açıklarla ilgili birçok ülkenin sistemleri kapatmak zorunda kaldığını biliyoruz. Aslında bunun temelinde çok fazla merkezi yazılımın kullanılması yer alıyor. Dünyadaki sitelerin üçte biri neredeyse aynı altyapıyı kullanıyor. Haliyle bu aynı altyapıyı kullanması da o sistemin açıklarının hemen bilinmesi, haliyle de hızlı bir şekilde burada bu açık kapılardan girilerek o bilgilerin çalınmasına ya da o sistemlerin kendi sistemiymiş gibi kullanılmasına hatta bir zombi gibi kullanılarak e-mail, toplu e-postalar gönderilmesine ve buradaki gelen iletilerin okunmasına da sebebiyet vermektedir.
Yazılımın tabi ki merkezi olması ve aynı yazılımın hem bir internet korsanına hem de bir resmi kuruma ya da bir şirkete satılmış olması ya da aynı altyapının kullanılmış olması çok büyük riski de yanına getirmekte. Bu açık kapılar herkes tarafından bilindiği için haliyle de bir saldırı merkezi ya da saldırı odağı haline geldiği için de daha büyük riskler oluyor" dedi.
Yerli ve Milli Yazılımın Önemi
Topuzoğlu, siber saldırılara karşı yerli ve milli yazılımın artması gerektiğini söyleyerek, "Peki çözüm ne diye soracak ya da düşünecek olursak da yerli yazılımın, yerli ve milli yazılımın artması, bunların resmi kurumlar tarafından denetlenmesi, bu konudaki bilincin daha da artması diyebiliriz. Globalde de benzeri sorunlarla karşı karşıya kaldığımızı hatırlatmak isterim.
Globalde de aynı şekilde aynı altyapılı yazılımlar; örnek veriyorum Çin menşeli bir e-ticaret yazılımı dünyanın her bir yerinde kullanılmakta ya da İsrail merkezli bir yazılım her yerde kullanılmakta. Böyle olunca da bu tüm dünyayı etkileyen bir sorun haline geldiği için yerli ve milli, yerinde çözüm üretebilen yazılım firmalarına da bu noktada dünyanın her yerinde daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır" ifadelerini kullandı.
Elektronik Cihazlar da Saldırıya Açık
Bankamatiklerden evlerde kullanılan akıllı nesnelere kadar olan elektronik cihazlara da müdahale edilmesinin mümkün olduğunu söyleyen Topuzoğlu, "Yine geçtiğimiz günlerde bankamatiklerde yaşanan birtakım olumsuz durumları da değerlendirecek olursak, aslında bunların da bir siber saldırı sonucu ya da bir siber saldırı denemesi olabileceğini öngörüyoruz.
Yani sadece yazılım değil, cihazlar da sonuçta bir elektronik devre. O elektronik devrede çalışan, ona bağlı çalışan yazılımlar olduğu için haliyle bunların da çok rahat bir şekilde hacklenmesi, durdurulması ya da kullanılmaz hale getirilmesi mümkün. Tabi ki biz hep güzel bir gelişme olarak anlatıyoruz nesnelerin internetini ama önümüzdeki günlerde işte buzdolabında internet, çamaşır makinesinde internet ya da diğer tüm cihazlarda internet, evimizdeki televizyonda internet ve benzeri durumlardan dolayı haliyle bunlar da ne yazık ki saldırıya müsait ve tüm hayatı durdurabilecek kapasiteye sahip duruma gelmiştir" dedi.
Kaynak: İHA




