Bolu'da yaşayan 90 yaşındaki Mümtaze Karadaş, yarım asrı aşkın bir süredir çıkrıkla yünleri ipliğe dönüştürerek geleneksel el sanatını yaşatmaya devam ediyor. Kendi kendine öğrendiği bu zanaat sayesinde, yıllar boyunca çorap ve çeşitli kıyafetler örerek hem kültürel mirası koruyor hem de el emeğinin değerini ortaya koyuyor. Karadaş, teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte giderek azalan ve unutulmaya yüz tutan çıkrık geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Çıkrık, yün ipliği elde etmek için kullanılan, el becerisi ve sabır gerektiren geleneksel bir araçtır. Mümtaze Karadaş, 40’lı yaşlarında kendi çabalarıyla bu sanatı öğrenmiş ve yıllar içinde ustalaşmıştır. "Yata kalka öğrendim," diyerek anlatıyor Karadaş, bu zorlu süreci. Eskiden yünle yapılan pantolon, şalvar ve çorap gibi kıyafetlerin üretiminde vazgeçilmez olan çıkrık, günümüzde neredeyse kullanılmaz hale gelmiştir. Ancak Karadaş, bu geleneği yaşatmak için büyük bir azimle çalışmaya devam ediyor.

Karadaş’ın çıkrıkla iplik eğirme süreci, sadece bir üretim yöntemi olmanın ötesinde, kültürel bir mirasın nesilden nesile aktarılması anlamına geliyor. Yünleri ince ipliklere dönüştürmek, ardından bu ipliklerden el emeğiyle çorap ve kıyafetler örmek, hem sabır hem de ustalık gerektiriyor. Bu gelenek, geçmişle günümüz arasında köprü kurarken, el sanatlarının yaşatılmasına önemli bir katkı sağlıyor.

İlerleyen yaşına rağmen üretimden vazgeçmeyen Karadaş, çıkrık geleneğinin yeni nesiller tarafından da öğrenilmesini arzu ediyor. Seben’den çocukları ve torunları için çıkrığı getirip öğretmeye çalışsa da, günümüzde bu tür el sanatlarına ilginin azaldığını gözlemliyor. "Artık kolum bacağım tutmaz oldu, gözüm görmez oldu," diyerek yaşının getirdiği zorlukları ifade eden Karadaş, buna rağmen geleneği yaşatma kararlılığından vazgeçmiyor.

Geleneksel el sanatlarının modern hayatın hızlı temposu içinde unutulmaya yüz tuttuğu günümüzde, Mümtaze Karadaş gibi ustalar bu kültürel değerlerin yaşatılmasında kritik bir rol oynuyor. Onun çabaları sayesinde, çıkrıkla iplik eğirme sanatı ve bu sanatla üretilen ürünler, geçmişin izlerini taşıyan önemli bir kültürel miras olarak varlığını sürdürüyor. Karadaş’ın hikayesi, el emeğinin ve sabrın önemini hatırlatırken, geleneksel sanatların korunmasının gerekliliğine de dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, 90 yaşındaki Mümtaze Karadaş’ın çıkrık geleneğini yaşatma çabaları, sadece bir zanaatın sürdürülmesi değil, aynı zamanda kültürel bir mirasın korunması anlamına geliyor. Onun azmi ve kararlılığı, bu değerlerin yeni nesillere aktarılması için önemli bir örnek teşkil ediyor. Bu sayede, unutulmaya yüz tutan el sanatları, geleceğe taşınmaya devam ediyor.