İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı için adaylığını açıklayan Adnan Dalgakıran, yeni dönem vizyonunu geniş katılımlı bir toplantıda paylaştı. Toplantıya iş dünyasının önemli sanayicileri, dernek ve ihracatçı birlikleri başkanları ile İSO Meclis üyeleri katıldı.

Dalgakıran, Türk sanayisinin yüksek maliyetler, finansmana erişim zorlukları, daralan talep ve atıl kapasite gibi sorunlarla mücadele ederken, aynı zamanda teknoloji, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve küresel ticaretteki değişimlerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu nedenle İSO'nun yeni dönemde bu değişimlere uygun bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

İSO'nun yeni dönemdeki rolü ve temel yaklaşımı nedir?

Sanayicinin sadece ne ürettiğinin değil, nasıl ürettiğinin, nasıl rekabet ettiğinin ve ürünlerin doğru pazarlara nasıl ulaştırıldığının belirleyici olduğunu ifade eden Dalgakıran, dünyada teknoloji, ticaret, enerji ve rekabet kurallarının yeniden yazıldığını söyledi. İSO'nun bu değişimleri takip eden değil, sanayicisini önceden hazırlayan bir kurum olması gerektiğini dile getirdi.

"İSO'yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu yapmak için adayız" diyen Dalgakıran, sanayicinin yaşadığı sorunları şöyle özetledi: Satışların zayıflaması üretimi yavaşlatıyor, finansman pahalılaştığında yatırımlar duruyor, maliyet-fiyat dengesi bozulduğunda kârlılık azalıyor, atıl kapasite sermayeyi eritiyor. Ayrıca artan maliyetler rekabet gücünü zayıflatırken, ürünlerin doğru anlatılamaması ve hedef müşteriye ulaşamaması değer kaybına yol açıyor.

Bu tabloya karşı İSO'nun sadece bugünün değil, yarının koşullarına da hazırlanması gerektiğini belirten Dalgakıran, "Sorun oluşmadan gören ve önlem alan bir İSO hedefliyoruz" dedi. Sorunları çözüm masasına taşıyan, veriyle sanayicinin gelecekteki kararlarına yön veren, Ankara'da sanayicinin her konusunu takip eden ve dünyadaki riskleri fırsatları zamanında üyelerine aktaran bir yapı kurulacağını açıkladı.

Adnan Dalgakıran'ın açıkladığı 8 başlıklı programın ana unsurları nelerdir?

Programın ilk başlığı "Birlik" olarak belirlendi. Seçim sürecindeki farklılıkların geride bırakılması gerektiğini söyleyen Dalgakıran, İSO'da yönetim, meclis ve üyeler arasındaki mesafenin azaltılacağını ifade etti. "Seçimde rakip olabiliriz; üretimde hepimiz aynı taraftayız" diyerek, daha fazla iletişim, istişare ve ortak akıl anlayışıyla hareket edeceklerini belirtti. Karar alma süreçlerinin meclis, meslek komiteleri, sektör temsilcileri ve üyelerin katılımıyla şekilleneceğini, farklı görüşlerin üretim ortak paydasında buluşturulacağını söyledi.

İkinci başlık "Akıl" olarak tanımlandı. Dalgakıran, veriye dayalı, dünyayı sürekli izleyen ve geleceği öngören bir sanayi aklı oluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. Bu kapsamda uluslararası iş birlikleriyle Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi kurulacak. Ayrıca, dünyadaki teknolojik ve ekonomik dönüşümü anlık takip edecek "Sanayi Radarı" projesi hayata geçirilecek. Silikon Vadisi, Shenzhen, Seul ve Avrupa gibi sanayiyi değiştiren gelişmeler 7/24 izlenerek sanayicilere aktarılacak.

Programda Türkiye'nin sanayi kapasitesi ve makine parkının haritasının çıkarılması, atıl kapasitenin değerlendirilmesi ve gereksiz kapasite oluşumunun önlenmesi de yer alıyor.

Rekabet gücünün artırılması programın önemli bir diğer başlığı. Sanayi Benchmark ve Rekabetçilik Platformu ile rekabetin yeni unsurlarının ölçülmesi hedefleniyor. Kaliteli üretim ve adil rekabetin korunması için piyasa gözetimi, denetim ve test laboratuvarlarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Küresel ticarette artan korumacılık ve Çin kaynaklı rekabet baskısına karşı politikalar geliştirileceği, ticaret politikası araçlarının sanayicinin lehine kullanılacağı belirtildi.

Teknolojik ve yeşil dönüşüm ayrı bir stratejik başlık olarak ele alındı. Yapay zekânın sanayi için teorik tartışma olmaktan çıkarılıp doğrudan verimlilik sağlayan bir araca dönüştürülmesi planlanıyor. Üretim planlama, kalite, bakım, enerji, tedarik ve satış süreçlerinde teknolojinin somut kazanım sağlaması hedefleniyor. Yeşil dönüşüm ise yükümlülük değil rekabet avantajı olarak görülüyor; enerji verimliliği, karbon yönetimi, temiz üretim ve yeşil finansman alanlarında destek sağlanacak.

Nitelikli insan kaynağı konusunda mavi yakadan teknisyene, mühendisten veri uzmanı ve yöneticilere kadar sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağı için eğitim-istihdam bağının yeniden kurulması hedefleniyor.

"Pazar" başlığı altında, sanayiciye yeni müşteri, pazar ve büyüme alanları açılması amaçlanıyor. Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kafkasya ve Orta Asya'nın kesişimindeki konumu sanayi açısından daha etkin değerlendirilecek. Bu avantaj, güvenilir üretim, yakın tedarik ve bölgesel ortaklıklarla ekonomik değere dönüştürülecek. Dalgakıran, "Jeostratejik konumumuzu siparişe ve yatırıma dönüştüreceğiz" dedi. Ayrıca, markalaşma, şirket satın alma, yerinde üretim ve dağıtım ağlarının Türk tedarikçisine açılması için çalışmalar yapılacak.

Finansmana erişim sanayicinin en önemli sorunlarından biri olarak öne çıktı. İSO bünyesinde Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası kurulacak. Uluslararası bankalar, ihracat kredi kuruluşları, kalkınma finansmanı kurumları ve yatırım fonları sanayiciyle daha güçlü şekilde buluşturulacak. Dalgakıran, "Türkiye'deki imkânlarla sınırlı kalmayacağız; dünyadaki finansman fırsatlarına erişim konusunda da sanayicimize yol göstereceğiz" dedi.

Kamu ile ilişkilerde daha sonuç odaklı bir model hedefleniyor. Yeni nesil sanayi planlaması için kamu ile uçtan uca iş birliği yapılacak. İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri yapılanması oluşturulacak. Sanayicinin sorunlarının sadece ilgili makamlara aktarılması yeterli görülmeyip, konular sonuç alınana kadar takip edilecek. Dalgakıran, "Doğru projeler ve önerilerle karar masalarındaki yerimizi güçlendireceğiz. Ankara'da sanayicinin sorununu sonuca kadar takip edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Güç başlığı altında ise İSO'nun sanayicinin birikimini, sözünü ve itibarını güçlendiren ortak bir platform haline getirilmesi amaçlanıyor. Federasyonlar, konfederasyonlar, sektörel dernekler ve düşünce kuruluşlarının İSO çatısı altında daha güçlü bir araya gelmesi planlanıyor. Yüksek İstişare Konseyi kurulacak; bu konseyde sanayi tecrübesi, kamu birikimi ve yeni neslin dinamizmi bir araya getirilecek.

Dalgakıran, İSO'nun Türk sanayisinin ortak evi olacağını belirterek, "Türkiye'nin sanayide yeni bir sıçrama yapabilmesi ancak ortak akılla mümkün" dedi.

Yeni dönemde performansın ölçülebilir sonuçlarla değerlendirileceğini vurgulayan Dalgakıran, her hedefin sorumlusu, takvimi ve ölçülebilir çıktısı olacağını, sonuçların üyelerle düzenli paylaşılacağını ifade etti. Başarıyı konuşmak yerine sanayici için ne kadar somut sonuç üretildiğinin önemli olduğunu söyledi.

Son olarak, Dalgakıran, birleştiren, dinleyen, veriye dayalı karar alan, dünyayı takip eden, sanayicisinin yanında duran, kamuyla çözüm üreten, gençleri üretime çeken ve sanayi politikalarına yön veren bir İSO hedeflediklerini belirtti. "İSO'nun gerçek gücü binasında ya da makamlarında değil; sanayicisinin tecrübesinde, üretme iradesinde ve ortak aklındadır. Bu gücü yeniden harekete geçirmek istiyoruz" dedi.