Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Tatlıçayır Mahallesi'ndeki Pamukçayı mevkisinde, 29 Temmuz 2014 tarihinde su seviyesinin azalmasıyla birlikte dere yatağında insan iskeletine ait kafatası, çeşitli kemik kalıntıları ile birlikte bazı kıyafet ve kişisel eşyalar ortaya çıkarılmıştı.

Elde edilen bulgular üzerinde İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen ilk incelemelerde, söz konusu kemiklerin 17 ile 23 yaş aralığında genç bir kadına ait olduğu tespit edilmişti. O dönemde kimlik bilgilerine ve şüphelilere ulaşılamaması sebebiyle, dosya için 13 Şubat 2015 tarihinde daimi arama kararı çıkarılmış ve soruşturma askıya alınmıştı.

Faili Meçhul Biriminin Çalışmaları Dosyayı Yeniden Açtı

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın faaliyete geçmesinin ardından, rafa kaldırılan bu dosya titizlikle yeniden ele alındı. Diyarbakır ve çevresindeki illerde kayıp olarak aranan 19 ile 23 yaş arasındaki 144 kadının dosyası taranarak detaylı bir araştırma başlatıldı. Yapılan bu çalışmalar neticesinde, Şağı ve Naif Kalkan çiftinin kızları olan Dilek Kalkan’ın Mayıs 2013 tarihinden beri kayıp olduğu saptandı.

Olay yerinde bulunan giysiler ile Dilek Kalkan’ın kaybolduğu gün üzerindeki kıyafetlerin büyük benzerlik göstermesi üzerine adli makamlar DNA incelemesi kararı aldı. Gerçekleştirilen karşılaştırma sonucunda, kemiklerin Dilek Kalkan’a ait olduğu ve annesi Şağı Kalkan’ın DNA profiliyle yüzde 99,99 oranında uyuştuğu kesinleşti.

HTS Kayıtları ve Hastane Belgeleri Cinayeti Aydınlattı

Kimliğin tespiti sonrasında derinleştirilen soruşturmada, Dilek Kalkan’ın kullandığı belirlenen iki farklı GSM hattına ait HTS geçmişi incelemeye alındı. Genç kadının hayatını kaybetmeden önce Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K., H.A. ve diğer bazı şahıslarla yoğun bir iletişim ağı içinde olduğu ortaya çıkarıldı.

Toplanan tanık beyanları ve bilgi sahibi ifadelerinde, maktul Dilek Kalkan ile şüphelilerden Cuma Kaplan arasında duygusal bir ilişki bulunduğu ve Kalkan’ın Kaplan’dan hamile kaldığı yönünde iddialar yer aldı. Sağlık kuruluşlarına ait resmi kayıtlarda da Dilek Kalkan’a 21 Mayıs 2013 tarihinde 'gebe' tanısı konulduğu resmiyet kazandı.

Bilirkişi heyeti tarafından yapılan daraltılmış baz istasyonu çalışmalarında, bazı zanlıların cep telefonlarının farklı zaman dilimlerinde maktulün kemiklerinin bulunduğu bölge ile yakın çevresinden sinyal verdiği tespit edildi.

Operasyonla Gözaltına Alınan Zanlılardan İkisi Tutuklandı

Elde edilen tüm deliller, HTS analiz raporları, Adli Tıp bulguları, hastane dosyaları ve tanık anlatımlarının bir araya getirilmesinin ardından, cinayetle bağlantılı olabilecekleri değerlendirilen yedi şüpheli belirlendi. Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla harekete geçen Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekipleri, 11 Eylül tarihinde eş zamanlı operasyon düzenleyerek Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K., H.K., H.A. ve F.B.’yi gözaltına aldı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından 'kadına karşı kasten öldürme' suçlamasıyla adliyeye sevk edilen şüphelilerden Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı, dosyadaki somut delil durumu, beyan çelişkileri, HTS analizleri ve suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe sebepleriyle tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik sorgularının ardından Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı tutuklanarak cezaevine gönderilirken, soruşturmadaki diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.