İstanbul Eyüpsultan sınırları içerisinde yer alan Kuzey Marmara Otoyolu Işıklar Gişeleri mevkisinde geçtiğimiz günlerde büyük bir trafik kazası meydana geldi. Diyarbakır'dan hareket eden bir yolcu otobüsü, henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü bariyerlere çarparak alev aldı ve kısa süre içerisinde yangın çıktı.
Yaşanan felaketin ardından otobüste bulunan ve yanma nedeniyle kimlikleri ilk etapta tespit edilemeyen iki cenaze Adli Tıp Kurumu'na nakledildi. Hayatını kaybeden kişilerin yakınları, kimlik tespiti işlemlerinin tamamlanması amacıyla Adli Tıp Kurumu önüne geldi ve yetkililere DNA örnekleri teslim etti.
Yüsra Seraç'ın Kimliği DNA Testiyle Kesinleşti
Yapılan incelemeler ve DNA eşleşmeleri sonucunda, yaşamını yitirenlerden birinin Bahçelievler Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu yedinci sınıf öğrencisi, on iki yaşındaki Yüsra Seraç olduğu belirlendi. Genç kızın, beş kişilik ailesiyle birlikte memleketi Diyarbakır'dan otobüse bindiği öğrenildi.
Ailenin İstanbul'da yaşadığı, anne hastalandığı için memlekete gittikleri ve okulların açılma dönemi yaklaşması sebebiyle dönüş yoluna çıktıkları ifade edildi. Kaza sırasında baba Mesut Seraç'ın eşini ve iki çocuğunu yaralı bir şekilde otobüsten dışarı çıkardığı ancak kızı Yüsra Seraç'ı kurtaramadığı kaydedildi.
Baba Mesut Seraç Diğer Yolcuları Kurtarmaya Çalıştı
Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilerek Adli Tıp Kurumu'na gelen ve DNA örneği veren baba Mesut Seraç'ın durumunun oldukça kötü olduğu belirtildi. Kazada hayatını kaybeden diğer kişinin ise elli dört yaşında bir kadın olduğu ve eşinin de DNA örneği vermek üzere kuruma geldiği aktarıldı.
Olayın tanıklarından ve ailenin yakınlarından Kasım Seraç, kazaya giden süreci ve otobüsteki dehşet anlarını anlattı. Ailenin önceki gün saat yedi sularında Diyarbakır'dan yola çıktığını, Elazığ üzerinden ilerlediklerini belirten Kasım Seraç, Bolu civarındayken telefonla görüştüklerini söyledi.
Mesut Seraç, çocuklarının yanında başka çocuklar da varmış, onları kurtarmaya çalışmış. O esnada kapı açılmıyormuş. Defalarca cama vuruyorlar, camı açamıyorlar. Artık dışarıdan biri camı açınca içeri zaten duman dolmuş. Herkesi kurtardı, kızını kurtaramadı.
Kazada ciddi bir ihmal zinciri olduğunu iddia eden Kasım Seraç, şoförün aşırı hızlı olduğunu ve kaza anının hemen ardından olay yerinden kaçtığını öne sürdü. Görüntülerde bariyerlere çarpmanın ardından bir patlama meydana geldiğini belirten Seraç, şoförün uzun süredir mola vermeden ve değişim yapmadan araç kullandığını savundu.
Bir diğer yakını Habip Dalgın ise babanın yaşadığı psikolojik çöküntüye dikkat çekerek, Mesut Seraç'ın altı yedi kişiyi ayağından çekerek kurtardığını ancak hâlâ kendisini suçladığını ve "Kızımı kurtaramadım" diyerek gözyaşı döktüğünü dile getirdi. DNA eşleşme süreçlerinin tamamlanmasının ardından cenazelerin ailelerine teslim edileceği bildirildi.
Kaynak: Habertürk Gündem. Bu haber, kaynaklardan derlenen bilgilerle Haber Olay haber merkezi tarafından hazırlanmıştır.




