İstanbul'da toplu taşıma alanında yaşanan değişiklikler, özellikle minibüsçü esnafını derinden etkiliyor. Kayaşehir-Şirinevler hattında faaliyet gösteren minibüsçüler, metro ağının genişlemesi nedeniyle ciddi yolcu kaybı yaşadıklarını belirterek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ek Hizmet Binası önünde kontak kapatma eylemi gerçekleştirdi. Bu eylem, minibüsçülerin yaşadığı mağduriyetin boyutlarını gözler önüne serdi.
Minibüsçüler, özellikle A-47 hattında çalışan 31 esnaftan sadece 10'unun aktif olarak hizmet verebildiğini ifade ediyor. Geri kalan 21 esnaf ise ekonomik sıkıntılar nedeniyle araçlarını satmak zorunda kalmış ve plakalarını iptal etmiş durumda. Bu durum, minibüsçülerin finansal açıdan ne kadar zor bir süreçten geçtiğini ortaya koyuyor. Esnaf, borçlar ve kredi yükleri altında ezilirken, işlerini sürdürebilmek için ciddi zorluklarla mücadele ediyor.
Minibüsçülerin temsilcisi Gökhan Sevim, İBB'nin yaptığı yolcu sayımı verilerinde potansiyellerinin oldukça altında kaldıklarının tespit edildiğini ancak buna rağmen herhangi bir çözüm üretilmediğini dile getirdi. Sevim, esnafın mağduriyetinin giderilmesi için araçların başka hatlara dağıtılması ya da taksiye dönüşüm konusunda destek talep ettiklerini belirtti. Bu talepler, esnafın mevcut koşullarda ayakta kalabilmek adına alternatif çözümlere ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Raylı sistemlerin gelişimi, şehir içi ulaşımı daha modern ve hızlı hale getirse de, bu durum minibüsçü esnafı için olumsuz sonuçlar doğuruyor. Sevim, yaklaşık bir yıldır 20 aracın çalışmadığını ve esnafın dayanma gücünün azaldığını vurguladı. Bazı esnaflar, araçlarını devre dışı bırakmak zorunda kalırken, başka işlerde çalışarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor. Bu durum, minibüsçülerin mesleklerini sürdürememeleri nedeniyle yaşadıkları çaresizliği ortaya koyuyor.
Minibüsçülerin eylemi, sadece ekonomik bir talepten öte, şehir içi ulaşım politikalarının esnaf üzerindeki etkisini de gündeme taşıyor. Raylı sistem yatırımlarının şehir ulaşımına sağladığı faydalar tartışılmazken, bu yatırımların mevcut toplu taşıma esnafını nasıl etkilediği ve bu kesimin mağduriyetinin nasıl giderileceği önemli bir konu olarak öne çıkıyor. Minibüsçüler, iki yıldır çözüm beklediklerini ve bu sürecin daha fazla uzamasının kendilerini zor durumda bırakacağını ifade ediyor.
İstanbul'daki toplu taşıma sisteminde yaşanan bu gelişmeler, hem yolcular hem de esnaf açısından dengeli ve sürdürülebilir çözümler bulunmasının gerekliliğini ortaya koyuyor. Minibüsçülerin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi, toplu taşımanın tüm paydaşlarının memnuniyetini sağlayacak politikaların geliştirilmesiyle mümkün olabilir. Bu bağlamda, yetkililerin esnafın taleplerini dikkate alarak çözüm üretmesi, İstanbul'un ulaşım sisteminin daha kapsayıcı ve adil bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacaktır.
Sonuç olarak, Kayaşehir-Şirinevler minibüsçüleri tarafından gerçekleştirilen kontak kapatma eylemi, metro ve raylı sistemlerin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan toplu taşıma dinamiklerindeki değişimin esnaf üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Bu durum, şehirdeki ulaşım politikalarının esnaf ve yolcu ihtiyaçlarını dengede tutacak şekilde yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.
Kaynak: İHA




