21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında Alzheimer hastalığının erken belirtileri hakkında değerlendirmelerde bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, hastalığın hafıza kaybından önce başlayan işaretlerinin sıklıkla göz ardı edildiğini belirtti. Dr. Şalçini, bu belirtilerin yorgunluk veya stresle karıştırılabildiğini ifade ederek, unutkanlığın yaşlanmanın doğal bir sonucu olmadığını vurguladı.

Alzheimer’ın Erken Belirtileri Nelerdir?

Dr. Şalçini, Alzheimer hastalığının genellikle sadece unutkanlıkla ilişkilendirildiğini ancak aslında hafıza kaybından çok önce çeşitli sinyaller verdiğini söyledi. Bu erken belirtiler arasında içe kapanma ve ilgi kaybı, kişilik ve duygu durumunda değişiklikler ile günlük işlerde zorlanma yer alıyor. Özellikle kişinin daha önce keyif aldığı hobilerini aniden bırakması, sosyal ortamlardan uzaklaşması ve sessizleşmesi dikkat çekiyor.

Kişilik değişiklikleri ise sakin ve uyumlu bireylerin sebepsiz yere şüpheci, alıngan veya çabuk öfkelenen bir hale gelmesiyle kendini gösteriyor. Karmaşık işlerde zorlanma da önemli bir işaret olarak öne çıkıyor; para üstü hesaplama, banka işlemleri veya yemek tariflerini hatırlamada güçlük yaşanabiliyor. Ayrıca kelime bulma zorluğu, konuşurken sık sık duraksama ve eşyaların isimlerini hatırlayamama gibi belirtiler de gözlemleniyor.

Unutkanlık ve Alzheimer Arasındaki Fark Nedir?

Toplumda yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul edilen unutkanlığın, Alzheimer hastalığının erken belirtilerinin fark edilmesini geciktirdiğini belirten Dr. Şalçini, bu yanlış inanışın hastalığın kritik dönemlerinde müdahaleyi zorlaştırdığını söyledi. Normal unutkanlıkta kişi örneğin anahtarını nereye koyduğunu unutur ancak geriye dönük düşünerek bulabilir ve unutulan isimler zamanla hatırlanır.

Alzheimer hastalığında ise sadece anahtarın yerini değil, anahtarın ne işe yaradığını bile unutmak mümkün oluyor. Hastalar aynı soruyu kısa süre içinde tekrar tekrar sorar ve daha önce bu soruyu sorduğunu hatırlamazlar. Bu durum günlük yaşamı ciddi şekilde etkiler ve tıbbi değerlendirme gerektirir.

Dr. Şalçini, hastaların bilişsel kayıplarını fark etmemesi durumunun da hastalığın önemli bir belirtisi olduğunu söyledi. Tıpta “anozognozi” olarak adlandırılan bu durum, hastanın inatçılığı veya yalan söylemesiyle değil, beynin farkındalık merkezinin etkilenmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle hastayla tartışmak yerine şefkatli bir yaklaşımla profesyonel destek alınması gerektiğini ifade etti.