Trabzonspor’un genç futbolcusu Aral Şimşir, bordo-mavili kulübü tercih etmesinde kulübün tarihi ve büyüklüğünün yanı sıra kendisine 4-5 yıldır gösterilen ilginin de etkili olduğunu belirterek, "Her transfer döneminde benimle ilgilenmeleri ve beni ne kadar çok istediklerini hissettirmeleri kararımı kolaylaştırdı" dedi.

Trabzonspor’un genç futbolcusu Aral Şimşir, Trabzonspor Dergisi’nin 243. sayısında yayımlanan röportajında futbola başlama hikayesinden bordo-mavili takıma transfer sürecine, oyun anlayışından kariyer hedeflerine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Küçük yaşlarda başladığı futbol yolculuğunda ailesinin desteğinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Şimşir, Trabzonspor’u tercih etmesinde kulübün tarihi ve büyüklüğünün yanı sıra kendisine yıllardır gösterilen ilginin de etkili olduğunu vurguladı.

Futbola mahallede başladı

Futbola 9-10 yaşlarında başladığını anlatan Aral Şimşir, başlangıçta babasının derslerine odaklanmasını istediği için futbol oynamasına sıcak bakmadığını ancak zamanla en büyük destekçisinin babası olduğunu dile getirdi. Mahallede kendisinden yaşça büyük çocuklarla ve okul bahçesinde futbol oynadığını belirten Şimşir, bir arkadaşının babasının kendisini izleyerek kulübüne davet etmesiyle futbol hayatının başladığını ifade etti.

O dönemlerde belirli bir mevkisinin olmadığını kaydeden genç oyuncu, forvetten kanada, savunmadan kaleye kadar farklı pozisyonlarda oynadığını söyledi.

Aral, "2025-2026 sezonunda Danimarka’da yılın futbolcusu seçilmek benim için gerçekten çok keyifli bir duyguydu. Daha önce ciddi sakatlıklar yaşamıştım ve düzenli forma giyemiyordum. Bu nedenle öncelikli hedefim sakatlanmadan bir sezonu tamamlamaktı. Sakatlığım tamamen düzelmişti ve iyi oynuyordum ancak yılın futbolcusu seçilmeyi açıkçası beklemiyordum. Benim için de sürpriz oldu. Geriye dönüp baktığımda hem çok mutlu olduğum hem de beni motive eden bir başarıydı.

Trabzonspor U19 Takımı’na karşı oynadığım iki maçın benim için çok özel bir yeri var. O karşılaşmaların ardından Tolunay Kafkas Hoca beni Ümit Milli Takım için aradı. O performansımın ardından ilk kez ay-yıldızlı formayı giydim. Sonrasında da o süreç beni Trabzonspor’la buluşturdu. Bu nedenle o iki maçın hayatımda bir dönüm noktası olduğunu söyleyebilirim" cümlelerine yer verdi.

Trabzonspor tercihi ve oyun anlayışı

Trabzonspor’a gelmekte zorlanmadığını aksine çok kolay karar verdiğini aktaran Şimşir, "Trabzonspor’un tarihi ve büyüklüğü benim için çok etkileyiciydi. Bunun yanında 4-5 yıldır benimle iletişim kurmaları, her transfer döneminde ilgilenmeleri ve beni ne kadar çok istediklerini hissettirmeleri karar vermemi kolaylaştırdı. Bu nedenle Trabzonspor’u tercih etmek benim için hiç zor olmadı" diye konuştu.

"Sahada kazanmaktan başka bir şey düşünmem" diyen Aral Şimşir, "Dripling yapmayı, asist üretmeyi, gol atmayı ve pozisyon yaratmayı seven bir futbolcuyum. Sahada oldukça rahatım ve çok fazla şeyi kafama takmam. Kazanmaktan ve takımıma katkı sağlamaktan başka bir şey düşünmem. Maça çıktığımda ya da antrenman yaptığımda benim için en önemlisi kazanmak ve yaptığım işten keyif almak. Sahada ne kadar keyif aldığımı dışarıdan izleyenler de görüyordur" ifadelerini kullandı.

Lig karşılaştırması ve takım atmosferi

Danimarka ve Norveç ligine kıyasla Süper Lig’in zor olduğunu vurgulayan milli oyuncu, "Danimarka ve Norveç ligleri aslında birbirine pek benzemiyor. Danimarka Ligi çok disiplinli, savunma bilinci yüksek ve geçiş hücumlarına kolay kolay izin vermeyen zor bir lig. Norveç Ligi de benzer özellikler taşıyor ancak Danimarka seviyesinde değil. Türkiye Ligi ile kıyasladığımda ise Türkiye’nin çok daha zor olduğunu düşünüyorum. Hem tempo hem de kadrolardaki dünya yıldızları bakımından diğer iki ligden ayrılıyor" dedi.

Sahalarında oynadıkları maçlardan çok etkilendiğini sözlerine ekleyen Şimşir, şöyle devam etti: "Bunu sadece Trabzonspor’da oynadığım için söylemiyorum. Hayatımda daha önce böyle bir atmosfer ne gördüm ne de hissettim. Danimarka’da 10-12 bin kişinin önünde oynarken burada 40 bin kişinin karşısına çıkıyorsunuz. Bu atmosfer beni inanılmaz motive ediyor. Keşke bütün maçları bu statta oynayabilsek."

Takım arkadaşı Dju’nun Trabzonspor’a gelmesinin adaptasyonunu kolaylaştırdığını belirten Şimşir, "Franculino hem çok iyi bir insan hem de harika bir futbolcu. Trabzonspor’a transfer olması beni çok mutlu etti. Benim için yeni bir ortam ve yeni bir atmosfer vardı. Onun burada olması adaptasyonumu daha da kolaylaştırdı. İnşallah Trabzonspor’da da birlikte elimizden gelenin en iyisini yapacağız" dedi.

Sahaya çıktığında bütün sorunlarından uzaklaştığını söyleyen başarılı oyuncu, "Futbol dışında genellikle oyun oynarım veya film izlerim. Özel bir hobim yok. Saha dışında biraz daha sakinimdir. Sahaya çıktığımda ise kafamdaki bütün problemler ve düşünceler bir anda kayboluyor. Maç ya da antrenman bittiğinde hayatın gerçekleri yeniden karşıma çıkıyor. Sahada olmak beni bütün dertlerden uzaklaştırıyor" ifadelerini kullandı.

Aral Şimşir tüm zamanların en iyi 11’ni ise şu isimlerden belirledi: "Buffon - Dani Alves, Sergio Ramos, Virgil van Dijk, Marcelo - Xavi, Iniesta, Mesut Özil - Lionel Messi, Luis Suarez, Cristiano Ronaldo."