Küresel piyasalarda bu hafta, ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere önde gelen merkez bankalarının faiz kararları ve yüksek tahvil faizleri etkili oldu. Fed, 2023 yılından sonra ilk kez politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti. Karar oy birliğiyle alındı.

Fed açıklamasında ekonomik faaliyetlerin sağlam bir hızda genişlediği, verimlilik artışının güçlü olduğu ve sermaye yatırımlarının sağlam seyrettiği belirtildi. İş gücündeki artışla istihdam artışlarının paralel olduğu, işsizlik oranının ise önemli ölçüde değişmediği ifade edildi.

Enflasyon tahminlerinde bu yıl için yüzde 3,6'dan yüzde 3,7'ye yükseltme yapılırken, 2027 için yüzde 2,3, 2028 için yüzde 2,1 ve 2029 için yüzde 2 olarak korundu. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyelerinin faiz beklentilerini gösteren nokta grafiği, 18 yetkiliden 16'sının bu yıl en az bir faiz artışı daha beklediğini ortaya koydu.

Fed Başkanı Kevin Warsh, basın toplantısında enflasyonun yüksek ve uzun süredir böyle olduğunu vurgulayarak, faiz artışının fiyat istikrarını sağlamaya yönelik doğru bir adım olduğunu belirtti. ABD Başkanı Donald Trump ise Fed'in faiz artışının ardından faiz oranlarının yüzde 1 veya daha düşük seviyelere indirilmesi çağrısında bulundu.

Fed'in sıkı para politikasına devam edeceği beklentisiyle dolar endeksi yüzde 1 artışla 100,2 seviyesine yükseldi. Orta Doğu'daki Suudi Arabistan ile Yemen'deki Husiler arasındaki çatışmalara karşın, petrol sevkiyatı için alternatif yollar bulunabileceği beklentisi Brent petrol fiyatlarını aşağı çekti. Kasım vadeli Brent petrol varil fiyatı haftayı yüzde 1,4 düşüşle 103,2 dolardan tamamladı.

Jeopolitik gerilimlerin enflasyonist baskıları kalıcı kılabileceği endişesiyle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,04 ile 2007'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü ve haftayı yüzde 5 seviyesinden kapattı. Petrol fiyatlarındaki düşüş altın fiyatlarını destekledi; altının onsu yüzde 0,7 artışla 4.378 dolara yükseldi.

Fed politikalarına ilişkin belirsizliklerin azalması ve petrol fiyatlarındaki düşüş piyasalara destek sağlarken, yapay zeka şirketlerinin teknoloji geliştirme hızını yavaşlatacağına dair endişeler, Orta Doğu geriliminin sürmesi ve yüksek tahvil faizleri risk iştahını sınırladı.

New York Borsası ve Gelecek Veri Takvimi

New York borsasında geçen hafta karışık bir seyir izlendi. Haftalık bazda S&P 500 yüzde 0,08, Dow Jones yüzde 1,69 değer kaybederken Nasdaq endeksi yüzde 0,72 yükseldi.

Gelecek hafta takip edilecek önemli ekonomik veriler arasında salı günü Richmond Fed imalat endeksi, çarşamba imalat sanayi endeksi, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve yeni konut satışları, cuma ise dayanıklı mal siparişleri ile Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi yer alıyor.

Avrupa ve İngiltere Piyasalarında Faiz ve Jeopolitik Gelişmeler

Avrupa borsalarında geçen hafta yön arayışı devam etti. Petrol fiyatlarındaki düşüş bölge piyasaları için destek sağlarken, merkez bankalarının faiz artırımlarına devam edeceği beklentileri risk iştahını baskıladı.

İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini piyasa beklentilerine uygun şekilde yüzde 3,75'te sabit tuttu. Para Politikası Kurulu üyelerinden 6'sı faizin sabit kalmasını, 3'ü ise 25 baz puan artırılmasını istedi. BoE Başkanı Andrew Bailey, Orta Doğu'daki çatışmanın uzun sürmesi ve ikinci tur etkilerin ortaya çıkması halinde para politikasının sıkılaştırılabileceğini belirtti.

Avro Bölgesi'nde ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,4 artış göstererek beklentilerle uyumlu gerçekleşti, yıllık artış ise yüzde 3,2 ile beklentilerin biraz altında kaldı.

ABD Başkanı Trump'ın Avrupa Birliği'nin Kanada'nın ilk ortak üye olmasını istemesine yönelik tepkisi, Avrupa'da gümrük tarifeleri endişelerini yeniden gündeme getirdi. Trump, bu durumu düşmanca hareket olarak değerlendirirse Avrupa'ya ciddi tarifeler getirebileceğini veya ticareti durdurabileceğini ifade etti.

Avrupa'da gelecek hafta salı tüketici güven endeksi, çarşamba Avro Bölgesi, Almanya ve İngiltere'de imalat sanayi PMI, perşembe Ifo iş dünyası güven endeksi ve cuma Almanya'da GfK tüketici güveni açıklanacak.

Geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,08 artarken, Fransa'da CAC 40 yüzde 1,40, İtalya'da MIB 30 yüzde 1,84 ve Almanya'da DAX yüzde 1,03 değer kaybetti.

Asya Piyasalarında Faiz Artışı ve Ekonomik Veriler

Asya borsaları bu hafta karışık seyretti. Petrol fiyatları düşüş eğiliminde olsa da 100 doların üzerinde kalması ve bölgedeki jeopolitik riskler etkili oldu.

Japonya Merkez Bankası (BoJ), politika faizini 25 baz puan artırarak 31 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 1,25'e çıkardı. Karar 7'ye karşı 2 oyla alındı. BoJ, ekonomik aktivite ve finansal koşullara bağlı olarak faiz artışlarının devam edebileceğini açıkladı. Ancak oybirliği olmaması, sıkı para politikasının devamına ilişkin belirsizliği artırdı ve Japon yeni değer kaybetti.

Ağustos ayında Japonya'da enflasyon yüzde 1,9 ile beklentilerin hafif altında gerçekleşti. Çin'de işsizlik oranı yüzde 5,3 ile beklentilerin üzerinde gelirken, sanayi üretimi yüzde 5,2 arttı. Bu veriler, Çin ekonomisindeki sıkıntıların sürdüğünü ve Pekin yönetimi üzerinde daha fazla mali destek baskısının artabileceğini gösteriyor.

Haftalık bazda Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,2, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,22 değer kaybederken, Japonya'da Nikkei 225 yüzde 1,57 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,61 yükseldi.

Gelecek hafta perşembe Japonya'da imalat sanayi PMI verisi takip edilecek.

Türkiye Piyasalarında Satış Baskısı ve Düzenleyici Kararlar

Türkiye'de Borsa İstanbul'da bu hafta satış ağırlıklı bir seyir izlendi. BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 8,18 düşüşle 13.284,42 puandan kapandı. Dolar/TL kuru ise haftayı yüzde 0,52 artışla 48,7649 seviyesinden tamamladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), likidite koşullarını yakından takip edeceğini ve gerekirse ek tedbirler alacağını duyurdu. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 7 portföy yönetim şirketinin Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) işlem gören tüm yatırım fonlarının işlemlerini durdurdu ve bazı fonların tasfiyesine karar verdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ise bankaların 16 Eylül'den sonra geri aldıkları kendi paylarının 31 Aralık'a kadar çekirdek sermayeden indirim kalemi olarak ve kredi ile piyasa riskine esas tutar hesaplamalarında dikkate alınmamasına karar verdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, piyasalarda yaşananların temelinde sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite sorunlarının bulunduğunu, genel bir sistemik risk olmadığını ve piyasada yapısal sorun bulunmadığını belirtti.

Gelecek hafta Türkiye'de pazartesi reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranı, salı tüketici güven endeksi açıklanacak.