Kruvazör gemilerde yıllarca dünyanın birçok yerinde çalışan Abdullah Karaman, 2015 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde Turizm Zabıta Amirliğinin kurulmasıyla mülakatları geçip, turizm zabıtası olarak antik kentin tarihini yabancı dillerde anlatmaya başladı. Karaman’ın İngilizce ve Almanca anlattığı tarihi yapılar, en çok da kentte gelen yabancı üst düzey askerlerin dikkatini çekiyor.
Diyarbakır’da yaşayan 48 yaşındaki Abdullah Karaman, Almanya’da İngiliz dili edebiyatını okuyarak üniversite eğitimini tamamladı. İngilizce ve Almanca bilen Karaman, yurda dönüş yaptıktan sonra Ankara’da bir şirketin iş ilanına yaptığı başvuru olumlu sonuçlandı. Karaman’ın okyanuslar ve deniz yolculuğu, kruvazörlerde çalışmasıyla dünyanın birçok durağına ulaştı.
Aile düzeni başlayan Karaman, denizlerden vazgeçip, 2015 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde Turizm Zabıta Amirliğinin kurulmasıyla girdiği mülakatları geçip, turizm zabıtası olarak antik kentin tarihini yabancı dillerde anlatmaya başladı.
Karaman ile birlikte 6 kişi, 6 dilde kentin tarihini yerli ve yabancılara anlatırken, bilgiler ve yapılar en çok da şehre gelen yabancı üst düzey askerlerin dikkatini çekiyor. Turistler, aldıkları hizmeti gittikleri yerlerde anlatmasıyla kentin turizm sayısında milyonu aşan artışın yaşanmasına katkı sağlıyor.
Turizm zabıtası olarak Diyarbakır’ı tanıtıyor
Karaman, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Turizm Zabıta Amirliği bünyesinde ekipleri olduğunu söyledi. Turizm zabıta personeli olarak çalıştığını belirten Karaman, "Bu birim 2015’te dönemin belediye başkanı Gülten Kışanak tarafından kuruldu. Ondan birkaç yıl önce Amerika Birleşik Devletlerinde kruvaziyer gemilerde çalışıyordum. Yıllarca Almanya’da kalıp üniversite okudum. Almanya’dan dönüş yaptıktan sonra Ankara’da söylediğim şirketin temsilcilikleri vardı, başvuru yaptım. İngilizce ve Almanca olduğu için iki dil avantajım vardı. Tüm sınavları, mülakatları geçtikten sonra ABD’ye gittim. Çalıştığım bu gemilerde 6 ay Karayipler, Meksika, Honduras, Grand Cayman Adaları, Belize, Jamaika turları yaptık. 6 ayda Akdeniz, İtalya, Fransa, İspanya turlarını yaptık" dedi.
Her bir kontratın 8-9 ay ve yorucu olduğunu, yıllarca çalıştıktan sonra işi bırakıp Diyarbakır’a geldiğini ifade eden Karaman, "O sırada turizm zabıta birimi kurulacaktı. Başvuru yapıp gerekli tüm evrakları verdim. Almanca ve İngilizce üzerine mülakat yapıldı. Hepsini geçip işe başladım. 12 yıla yakındır aynı görevdeyim. Buradaki görevimizde Diyarbakır’a gelen yerli ve yabancı turizmlere danışmanlık hizmeti veriyoruz. Özellikle arkeoloji müzesinin olduğu iç kaledeyiz. Gerekli durumlarda onlara rehberlik edip eşlik ediyoruz. 6 kişilik ekibiz. 6 farklı dilde bu hizmeti yapıyoruz. İngilizce, Almanca, Arapça, Türkçe, Kürtçe ve Zazaca var. Buraya çoğunlukla Avrupa ülkelerinden misafirlerimiz geliyor. En iyi şekilde karşılayıp göndermeye çalışıyoruz. Onlara sadece merhaba, hoş geldiniz, güle güle demiyoruz. Tüm yapıları detaylı anlatıyoruz. Diyarbakır surları, dünyayı gezdim böyle bir yapı dünyanın hiçbir yerinde yok" diye konuştu.
Denizlerden Diyarbakır’a uzanan yol
İşe başlamadan önce tarihi yapıların genel bilgilerini aldıklarını kaydeden Karaman, konuşmasına şöyle devam etti: "Ulu Camiden tutun Surp Giragos Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi, hanlar, hamamlar hepsinin tarihini biliyoruz. Buraya geldiğimde ilk etapta zor oldu. Ama şunu da hatırlatmak isterim. 10-12 bin kilometre öteden gelip bu surları görüyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yer yok. Alışmışız deniz turizmine ama tarih turizmi farklı oluyor. Şu an oturduğumuz yer, Mezopotamya’nın en eski yeri. Diyarbakır ilk defa iç kalede kuruluyor. Kurulan ülkelerin ataları buradan gitmiştir. Biz, onun farkında değiliz. Maalesef halkımız da bunların bilincinde değil. Kötü bir yere gelmedim. Gemileri bırakıp dünyanın en güzel yerine geldim."
Karaman, kruvazör gemilerin 14-15 katlı olduğunu, 5 binlik bir gemide çalıştığını söyleyerek, "900 kişilik bir bölümün denetleme müfettişiydim. Farklı ülkelerden gelen insanlarla uyum sağlayıp çalışmak çok güzel. Bu yıl özellikle Avrupa ülkelerinden Fransa, Almanya, İsviçre, Amerika Birleşik Devletlerinden çok kişi geldi. Buraya gelen insanlarda sıradan insanlar değil. Bu yıl ABD’den birçok rütbeli askerin gelmesi, İngiltere ordusundan bir general geldi. Bir de bunu gidip İngiltere’de paylaşması bizim çok hoşumuza gitti. Buraya araştırmacılar geliyor. Yabancı arkeologlar geliyor. İtalya’da Napoli’ye gittim. Bizim Keçi Burcu kadar Napoli Kalesi var. Adamlar koskocaman kruvazör gemilerini limana bırakmış. Turistler gelip görsün diye" diye konuştu.
Diyarbakır turizminde hedef 5 milyon ziyaretçi
Yeterince reklam yapılmadığı değerlendirmesinde bulunan Karaman, "Diyarbakır kalesi, dört ana girişi olan, kuş bakışı bakıldığı zaman kalkan balığı şeklinde, balığın ağız kısmı Dicle Nehri suyunun içerisinde ve binlerce yıl önce bunu yapmaları kendi başına ayrı bir zenginlik. Buraya gelenler de hayran kalıyor. Bunu yabancı ülkelerde, ülke düzeyince panolara reklam asılabilir. Türkiye’de bakıyorsunuz Paris’in reklamı var. Hollanda’da neden Diyarbakır kalesi billboardlarda reklamı yok. Neden Amerika’da bunun reklamı yok. Geçen yıl 1.8 milyon turist burayı ziyaret etti. Hedefimiz 5 milyon. Bir türlü orayı yakalayamıyoruz. Bu da yeterince reklam yapılmamasından dolayıdır. Yaşanan bu huzur ortamıyla beraber şu anda tırmanıştayız. Turlarla günde binlerce turist ziyaret ediyor. İyiye gidiyor, ama yetersiz" şeklinde konuştu.
Karaman, turizme desteklerinden dolayı mevcut belediye başkanı Serra Bucak’a teşekkür ettiğini ifade etti.
Foto Galeri (8 fotoğraf)
Kaynak: İHA




